pub-6450042492155979 google.com, pub-6450042492155979, DIRECT, f08c47fec0942fa0 ADAN ZEYE AYET KONULARI : CANLI

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

CANLI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
CANLI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Eylül 2022 Cumartesi

G-Ğ AYETLER

İÇİNDEKİLER
1-) AMAN ALAHIM NE BÜYÜK MÜJDE YASAKLANAN BÜYÜK GÜNAHARDAN KAÇINIRSANIZ KÜÇÜK GÜNAHLARINIIZI EFFEDERİZ VE SİZİ ŞEREFLİ MEVKİYE ÇIKARIRIZ
2-) BİZ İNSANA ANA BABASINA İYİ DAVRANMASINI ÖĞRETTİK ANNESİ ONU BİNBİR ZAHMETLE KARNINDA TAŞIDI İKİ SENE EMZİRDİ
3-) KENDİSİNE KÜFREDİLEN KİŞİ KARŞISINDAKİNE AYNI KÜFÜRLE CEVAP VEREBİLİR
4-) BAŞLANGIÇTA GÖKYÜZÜNÜN GAZ HALİNDE OLMASI
5-) SÜBHANELLAH YERDE VE GÖKTE CANLI CANSIZ NE VARSA GÖLGELERİ İLE BİRLİKTE İSTEYEREK VEYA ZORUNLU OLARAK SABAH AKŞAM ALLAHA SECDE EDER
6-) BÜTÜN GÖLGELER ALLAHA SECDE ETMEKTEDİR
7-) İKİNDİ NAMAZI
8-) SABAH NAMAZI
9-) ÖĞLE NAMAZI
10-) AKŞAM NAMAZI
11-) YATSI NAMAZI
12-) ALLAH(CC) ONLARIN HAİN BAKIŞLARINIDA İÇİNDE GİZLEDİKLERİNİDE BİLİR
13-) İMAN EDEN VE KAFİR OLAN CİNLER
14-) SU BULAMAZSANIZ VEYA YOLCULUKTA İSENİZ TEYEMMÜM EDİN
15-) SARHOŞ İKEN VE CÜNÜP İKEN NAMAZA YAKLAŞMAYIN SU BULMAZSANIZ TEYEMMÜM EDİN
16-) HER DAİM YAPILMASI GEREKEN DUA
17-) ALLAH(CC) MALI ARTTIRDIĞI SANILAN FAİZE BEREKET VERMEZ ONU EKSİLTE EKSİLTE SONUNDA YOK EDER MALI EKSİLTTİĞİ SANILAN ZEKAT VE SADAKALARI BEREKETLENDİRİR
18-) HİÇBİR GÜNAHKAR BAŞKASININ GÜNAH YÜKÜNÜ YÜKENMEZ VE ONUNLA YARGILANMAZ
19-) GECEYİ DİNLEME İÇİN KARANLIK GÜNDÜZÜ ÇALIŞMA İÇİN AYDINLIK KILDIK
20-) GÜNEŞ VE AYI VAKİTLERİN TESBİTİ İÇİN HESAP ÖLÇÜSÜ YAPTIK
21-) KABEYİ İNSANLARIN TOPLANIP SEVAP KAZANMA YERİ VE EMNİYETLİ BİR MEKAN KILDIK
22-) EĞER KORKU VE TEHLİKE SÖZ KONUSU OLURSA NAMAZINIZI YÜRÜRKEN VEYA BİNEK ÜZERİNDE KILABİLİRSİNİZ

1-) AMAN ALAHIM, NE BÜYÜK MÜJDE, YASAKLANAN, BÜYÜK GÜNAHARDAN, KAÇINIRSANIZ, KÜÇÜK GÜNAHLARINIIZI, EFFEDERİZ, VE SİZİ ŞEREFLİ, MEVKİYE ÇIKARIRIZ
Nisâ / 31. Ayet
Siz eğer yasaklanan büyük günahlardan sakınırsanız, biz sizin küçük günahlarınızı örteriz. Ve sizi, saygı ve ikram göreceğiniz şerefli bir mevkiye çıkarır ve neticede pek hoş, çok değerli ve ikramı bol bir yere yerleştiririz.
2-) BİZ İNSANA ANA BABASINA İYİ DAVRANMASINI ÖĞRETTİK ANNESİ ONU BİNBİR ZAHMETLE KARNINDA TAŞIDI İKİ SENE EMZİRDİ
Lokman / 14. Ayet
وَوَصَّيْنَا الْاِنْسَانَ بِوَالِدَيْهِۚ حَمَلَتْهُ اُمُّهُ وَهْنًا عَلٰى وَهْنٍ وَفِصَالُهُ ف۪ي عَامَيْنِ اَنِ اشْكُرْ ل۪ي وَلِوَالِدَيْكَۜ اِلَيَّ الْمَص۪يرُ
Biz insana, anne-babasına mümkün olan en iyi şekilde davranmasını emrettik. Annesi onu nice zahmetlere katlanarak karnında taşımış; sütten kesilmesi de iki yılı bulmuştur. Onun için, ey insan, bana şükret, ana-babana da teşekkür et. Unutma ki, sonunda bana dönecek ve yaptıklarının hesabını vereceksin.
3-) KENDİSİNE KÜFREDİLEN KİŞİ, KARŞISINDAKİNE, AYNI KÜFÜRLE, CEVAP VEREBİLİR
Nisâ / 148. Ayet
Allah çirkin sözün, açıkça söylenmesinden asla hoşlanmaz. Ancak zulme uğrayan kimsenin durumu başkadır. Allah, her şeyi hakkiyle işitir ve kemâliyle bilir.
4-) BAŞLANGIÇTA GÖKYÜZÜNÜN GAZ HALİNDE OLMASI
Fussilet / 11. Ayet
ثُمَّ اسْتَوٰٓى اِلَى السَّمَٓاءِ وَهِيَ دُخَانٌ فَقَالَ لَهَا وَلِلْاَرْضِ ائْتِيَا طَوْعًا اَوْ كَرْهًاۜ قَالَتَٓا اَتَيْنَا طَٓائِع۪ينَ
Bundan başka, gaz hâlinde olan göğe yöneldi. Hem ona, hem de yeryüzüne: “İsteseniz de istemeseniz de gelin!” buyurdu. İkisi de: “İsteyerek geldik” dediler.
5-) SÜBHANELLAH,YERDE VE GÖKTE, CANLI CANSIZ, NE VARSA, GÖLGELERİ İLE BİRLİKTE, İSTEYEREK VEYA ZORUNLU OLARAK, SABAH AKŞAM, ALLAHA SECDE EDER
Ra'd / 15. Ayet
وَلِلّٰهِ يَسْجُدُ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ طَوْعًا وَكَرْهًا وَظِلَالُهُمْ بِالْغُدُوِّ وَالْاٰصَالِ ۩
Göklerde ve yerde her kim ve her ne varsa, isteyerek veya zorunlu olarak, hem kendileri hem de gölgeleri sabah akşam dâimâ yalnızca Allah’a secde ederler.
6-) BÜTÜN GÖLGELER ALLAHA SECDE ETMEKTEDİR
Nahl / 48. Ayet
اَوَلَمْ يَرَوْا اِلٰى مَا خَلَقَ اللّٰهُ مِنْ شَيْءٍ يَتَفَيَّؤُ۬ا ظِلَالُهُ عَنِ الْيَم۪ينِ وَالشَّمَٓائِلِ سُجَّدًا لِلّٰهِ وَهُمْ دَاخِرُونَ
Onlar, Allah’ın yarattığı şeylere dikkatle bakmıyorlar mı? Onların gölgeleri, Allah’ın iradesine bütünüyle boyun eğerek, sağdan soldan sürünüp, Allah için saygı ve tâzimle nasıl yerlere kapanmaktadır?
7-) İKİNDİ NAMAZI
Bakara / 238. Ayet
حَافِظُوا عَلَى الصَّلَوَاتِ وَالصَّلٰوةِ الْوُسْطٰى وَقُومُوا لِلّٰهِ قَانِت۪ينَ
Namazları, özellikle orta namazı vaktinde, eksiksiz ve şartlarına uygun olarak kılmaya devam edin. Allah’ın huzurunda derin bir saygıyla el bağlayıp divan durun.
8-) SABAH NAMAZI
Sabah Namazı'nın Farzı ile İlgili Âyet-i Kerime:
(İsrâ Sûresi 78)
Âyet-i kerîmelerde buyrulur: “Gündüzün güneş dönüp gecenin karanlığı bastırıncaya kadar (belli vakitlerde) namaz kıl; bir de sabah namazını. Çünkü sabah namazı şahitlidir.”
9-) ÖĞLE NAMAZI
Öğle Namazı'nın Farzı ile İlgili Âyet-i Kerime:
(Rûm Sûresi 17-18)
Âyet-i kerîmelerde buyrulur: “Haydi siz, akşama ulaştığınızda (akşam ve yatsı vaktinde) sabaha kavuştuğunuzda, gündüzün sonunda ve öğle vaktine eriştiğinizde Allah'ı tesbih edin (namaz kılın), ki göklerde ve yerde hamd O'na mahsustur.”
10-) AKŞAM NAMAZI
Akşam Namazı'nın Farzı ile İlgili Âyet-i Kerime:
(Hûd Sûresi 114)
Âyet-i kerîmelerde buyrulur: “Gündüzün iki ucunda, gecenin de ilk saatlerinde namaz kıl. Çünkü iyilikler kötülükleri (günahları) giderir. Bu, öğüt almak isteyenlere bir hatırlatmadır.”
11-) YATSI NAMAZI
Yatsı Namazı'nın Farzı ile İlgili Âyet-i Kerime:
(Tâha Sûresi 130)
Âyet-i kerîmelerde buyrulur: “Güneşin doğuşundan ve batışından önce Rabbini hamd ile tespih et. Gece vakitlerinde ve gündüzün uçlarında da tespih et ki hoşnut olasın.”
12-) ALLAH(CC) ONLARIN HAİN BAKIŞLARINIDA İÇİNDE GİZLEDİKLERİNİDE BİLİR
Mü'min / 19. Ayet
يَعْلَمُ خَٓائِنَةَ الْاَعْيُنِ وَمَا تُخْفِي الصُّدُورُ
Allah gözlerin hâince bakışlarını da, göğüslerin gizlediklerini de bilir.

13-) İMAN EDEN VE KAFİR OLAN CİNLER
En'âm / 130. Ayet
يَا مَعْشَرَ الْجِنِّ وَالْاِنْسِ اَلَمْ يَأْتِكُمْ رُسُلٌ مِنْكُمْ يَقُصُّونَ عَلَيْكُمْ اٰيَات۪ي وَيُنْذِرُونَكُمْ لِقَٓاءَ يَوْمِكُمْ هٰذَاۜ قَالُوا شَهِدْنَا عَلٰٓى اَنْفُسِنَا وَغَرَّتْهُمُ الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا وَشَهِدُوا عَلٰٓى اَنْفُسِهِمْ اَنَّهُمْ كَانُوا كَافِر۪ينَ
Allah onlara: “Ey cin ve insan topluluğu! İçinizden âyetlerimi size okuyup açıklayan ve hesap vereceğiniz bu günle karşılaşacağınızı söyleyerek sizi uyaran peygamberler gelmedi mi?” diye soracak. Onlar da: “Kendi aleyhimize de olsa şâhitlik ederiz ki, evet geldi” diyecekler. Önceden dünya hayatı onları aldatmış böylece inkâr yolunu tutmuşlardı; şimdi de kendi aleyhlerinde şâhitlik yapıp kâfir olduklarını itiraf edecekler.
NAMAZA KALKTIĞINIZDA ABDEST ALIN CÜNÜPSENİZ YIKANIN SU BULAMAZSANIZ VEYA YOLCULUKTA İSENİZ TEYEMMÜM EDİN
Mâide / 6. Ayet
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا قُمْتُمْ اِلَى الصَّلٰوةِ فَاغْسِلُوا وُجُوهَكُمْ وَاَيْدِيَكُمْ اِلَى الْمَرَافِقِ وَامْسَحُوا بِرُؤُ۫سِكُمْ وَاَرْجُلَكُمْ اِلَى الْكَعْبَيْنِۜ وَاِنْ كُنْتُمْ جُنُبًا فَاطَّهَّرُواۜ وَاِنْ كُنْتُمْ مَرْضٰٓى اَوْ عَلٰى سَفَرٍ اَوْ جَٓاءَ اَحَدٌ مِنْكُمْ مِنَ الْغَٓائِطِ اَوْ لٰمَسْتُمُ النِّسَٓاءَ فَلَمْ تَجِدُوا مَٓاءً فَتَيَمَّمُوا صَع۪يدًا طَيِّبًا فَامْسَحُوا بِوُجُوهِكُمْ وَاَيْد۪يكُمْ مِنْهُۜ مَا يُر۪يدُ اللّٰهُ لِيَجْعَلَ عَلَيْكُمْ مِنْ حَرَجٍ وَلٰكِنْ يُر۪يدُ لِيُطَهِّرَكُمْ وَلِيُتِمَّ نِعْمَتَهُ عَلَيْكُمْ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ
Ey iman edenler! Namaza kalktığınızda yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi ve kollarınızı yıkayın, başınıza meshedin ve topuklara kadar da ayaklarınızı yıkayın! Eğer cünüp iseniz güzelce yıkanıp temizlenin. Şayet hasta veya yolcu olursanız yahut biriniz tuvaletten gelirse ya da eşlerinizle cinsî münâsebette bulunur da, abdest veya gusül almanız gereken böyle durumlarda su bulamazsanız, o zaman temiz toprağa ellerinizi sürüp onunla yüzlerinizi ve dirseklere kadar kollarınızı meshedin. Bu tür emirlerle Allah size güçlük çıkarmak istemez; bilakis şükredesiniz diye sizi tertemiz kılmak ve size olan nimetini tamamlamak ister.
15-) SARHOŞ İKEN VE CÜNÜP İKEN NAMAZA YAKLAŞMAYIN SU BULMAZSANIZ TEYEMMÜM EDİN
Nisâ / 43. Ayet
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَقْرَبُوا الصَّلٰوةَ وَاَنْتُمْ سُكَارٰى حَتّٰى تَعْلَمُوا مَا تَقُولُونَ وَلَا جُنُبًا اِلَّا عَابِر۪ي سَب۪يلٍ حَتّٰى تَغْتَسِلُواۜ وَاِنْ كُنْتُمْ مَرْضٰٓى اَوْ عَلٰى سَفَرٍ اَوْ جَٓاءَ اَحَدٌ مِنْكُمْ مِنَ الْغَٓائِطِ اَوْ لٰمَسْتُمُ النِّسَٓاءَ فَلَمْ تَجِدُوا مَٓاءً فَتَيَمَّمُوا صَع۪يدًا طَيِّبًا فَامْسَحُوا بِوُجُوهِكُمْ وَاَيْد۪يكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَفُوًّا غَفُورًا
Ey iman edenler! Sarhoş iken ne söylediğinizi bilecek derecede ayıkıncaya, cünüp iken de -yolcu olanlarınız hâriç- yıkanıncaya kadar namaza yaklaşmayın. Eğer hasta ya da yolcu iseniz veya sizden biriniz abdestini bozmuşsa veyahut kadınlarınızla cinsî münâsebette bulunmuşsanız; bu durumlarda abdest alacak veya yıkanacak su bulamazsanız, o zaman temiz bir toprakla teyemmüm edin: yüzünüzü ve kollarınızı onunla meshedin. Doğrusu Allah, çok affedici, çok bağışlayıcıdır
16-) HER DAİM YAPILMASI GEREKEN DUA
Bakara / 286. Ayet
لَا يُكَلِّفُ اللّٰهُ نَفْسًا اِلَّا وُسْعَهَاۜ لَهَا مَا كَسَبَتْ وَعَلَيْهَا مَا اكْتَسَبَتْۜ رَبَّنَا لَا تُؤَاخِذْنَٓا اِنْ نَس۪ينَٓا اَوْ اَخْطَأْنَاۚ رَبَّنَا وَلَا تَحْمِلْ عَلَيْنَٓا اِصْرًا كَمَا حَمَلْتَهُ عَلَى الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِنَاۚ رَبَّنَا وَلَا تُحَمِّلْنَا مَا لَا طَاقَةَ لَنَا بِه۪ۚ وَاعْفُ عَنَّا۠ وَاغْفِرْ لَنَا۠ وَارْحَمْنَا۠ اَنْتَ مَوْلٰينَا فَانْصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِر۪ينَ
Allah, kimseyi gücünün yetmeyeceği şeyle sorumlu tutmaz. Herkesin yaptığı iyilik kendi yararına, işlediği günahlar da kendi zararınadır. O mü’minler, niyazlarına şöyle devam etiler: “Rabbimiz! Unutur veya hata edersek bizi cezalandırma! Rabbimiz! Bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır bir yük yükleme! Rabbimiz! Kaldıramayacağımız şeyleri de bize yükleme! Günahlarımızı affet, bizi bağışla, bize merhamet et! Sen bizim sahibimiz ve yardımcımızsın. Kâfirler gürûhuna karşı bize yardım eyle!”
17-) ALLAH(CC) MALI ARTTIRDIĞI SANILAN FAİZE BEREKET VERMEZ ONU EKSİLTE EKSİLTE SONUNDA YOK EDER MALI EKSİLTTİĞİ SANILAN ZEKAT VE SADAKALARI BEREKETLENDİRİR
Bakara / 276. Ayet
يَمْحَقُ اللّٰهُ الرِّبٰوا وَيُرْبِي الصَّدَقَاتِۜ وَاللّٰهُ لَا يُحِبُّ كُلَّ كَفَّارٍ اَث۪يمٍ
Allah, malı artırdığı sanılan faize bereket vermez ve onu eksilte eksilte sonunda mahveder. Buna karşılık malı eksilttiği sanılan zekât ve sadakaları bereketlendirir. Allah, nankörlükte ve günahta ısrarlı olanların hiçbirini sevmez.
18-) HİÇBİR GÜNAHKAR BAŞKASININ GÜNAH YÜKÜNÜ YÜKENMEZ VE ONUNLA YARGILANMAZ
Necm / 38. Ayet
اَلَّا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ اُخْرٰىۙ
Hiçbir günahkâr başkasının günah yükünü yüklenmez ve onunla yargılanmaz.

HERKESİN KAZANDIĞI YALNIZ KENDİNEDİR HİÇ KİMSE BAŞKASININ YÜKÜNÜ YÜKLENMEZ
ENAM SURESİ 164. AYET
De ki: "Allah, her şeyin Rabb'iyken, ben O'ndan başka bir Rabb mı arayayım?" Herkesin kazandığı yalnız kendisine aittir. Hiç kimse bir başkasının yükünü yüklenmez. Sonunda dönüşünüz Rabb'inizedir. O, size ayrılığa düştüğünüz şeyleri haber verecektir.
قُلْ أَغَيْرَ اللّهِ أَبْغِي رَبًّا وَهُوَ رَبُّ كُلِّ شَيْءٍ وَلاَ تَكْسِبُ كُلُّ نَفْسٍ إِلاَّ عَلَيْهَا وَلاَ تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ أُخْرَى ثُمَّ إِلَى رَبِّكُم مَّرْجِعُكُمْ فَيُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ فِيهِ تَخْتَلِفُونَ
Kul e gayrallahi ebgi rabben ve huve rabbu kulli şey', ve la teksibu kullu nefsin illa aleyh, ve la teziru vaziretun vizre uhra, summe ila rabbikum merciukum fe yunebbiukum bima kuntum fihi tahtelifun.
19-) GECEYİ DİNLEME İÇİN KARANLIK GÜNDÜZÜ ÇALIŞMA İÇİN AYDINLIK KILDIK
Neml / 86. Ayet
اَلَمْ يَرَوْا اَنَّا جَعَلْنَا الَّيْلَ لِيَسْكُنُوا ف۪يهِ وَالنَّهَارَ مُبْصِرًاۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ
Hiç görmezler mi ki biz, dinlenip sükûnete ersinler diye geceyi karanlık ve çalışıp kazansınlar diye gündüzü aydınlık kıldık? Şüphesiz bunda, iman eden bir toplum için nice deliller ve ibretler vardır
20-) GÜNEŞ VE AYI VAKİTLERİN TESBİTİ İÇİN HESAP ÖLÇÜSÜ YAPTIK
En'âm / 96. Ayet
فَالِقُ الْاِصْبَاحِۚ وَجَعَلَ الَّيْلَ سَكَنًا وَالشَّمْسَ وَالْقَمَرَ حُسْبَانًاۜ ذٰلِكَ تَقْد۪يرُ الْعَز۪يزِ الْعَل۪يمِ
Gece karanlığını yarıp sabahı ortaya çıkaran O’dur. O, geceyi bir dinlenme zamanı, güneş ve ayı da vakitlerin tespiti için birer hesap ölçüsü olarak yaratmıştır. Bütün bunlar, kudreti dâimâ üstün gelen, her şeyi hakkiyle bilen Allah’ın takdiridir.
21-) KABEYİ İNSANLARIN TOPLANIP SEVAP KAZANMA YERİ VE EMNİYETLİ BİR MEKAN KILDIK
Bakara / 125. Ayet
وَاِذْ جَعَلْنَا الْبَيْتَ مَثَابَةً لِلنَّاسِ وَاَمْنًاۜ وَاتَّخِذُوا مِنْ مَقَامِ اِبْرٰه۪يمَ مُصَلًّىۜ وَعَهِدْنَٓا اِلٰٓى اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْمٰع۪يلَ اَنْ طَهِّرَا بَيْتِيَ لِلطَّٓائِف۪ينَ وَالْعَاكِف۪ينَ وَالرُّكَّعِ السُّجُودِ
Biz Kâbe’yi, insanlar için toplanıp sevap kazanma yeri ve emniyetli bir mekân kıldık. Öyleyse siz de İbrâhim’in makâmını namazgâh edinin. Zâten İbrâhim’le İsmâil’e de: “Tavaf edenler, ibâdet kastıyla orada kalanlar, rükû ve secde edenler için evimi tertemiz tutun!” diye emretmiştik.

22-) EĞER KORKU VE TEHLİKE SÖZ KONUSU OLURSA NAMAZINIZI YÜRÜRKEN VEYA BİNEK ÜZERİNDE KILABİLİRSİNİZ
Bakara / 239. Ayet
فَاِنْ خِفْتُمْ فَرِجَالًا اَوْ رُكْبَانًاۚ فَاِذَٓا اَمِنْتُمْ فَاذْكُرُوا اللّٰهَ كَمَا عَلَّمَكُمْ مَا لَمْ تَكُونُوا تَعْلَمُونَ
Eğer bir korku ve tehlike söz konusu olursa namazınızı yürürken veya binek üzerinde kılabilirsiniz. Emniyete kavuştuğunuzda ise, bilmediklerinizi size öğrettiği şekilde Allah’ı zikredin; namazı şartlarına uygun olarak kılın.