pub-6450042492155979 google.com, pub-6450042492155979, DIRECT, f08c47fec0942fa0 ADAN ZEYE AYET KONULARI : KALÜ

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

KALÜ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
KALÜ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Temmuz 2024 Pazartesi

K-L AYETLER

K-L HARFİ İLE BAŞLAYAN AYET KONULARI
İÇİNDEKİLER
1-) KIYAMET ŞÜPHESİZ KOPACAK ALLAH KABİRDE YATAN ÖLÜLERİ KESİNLİKLE DİRİLTECEKTİR
2-) ŞÜPHESİZ BİZ HERŞEYİ DAKİK ŞAŞMAZ BİR ÖLÇÜYE VE BİR KADERE GÖRE YARATTIK
3-) İSTER KITLIK,KURAKLIK.DEPREM İSTER HASTALIK,AÇLIK,ÖLÜM OLSUN HENÜZ MEYDANA GELMEDEN ÖNCE BİR KİTAPTA YAZILIDIR
4-) KİŞİNİN NE ZAMAN VE NEREDE ÖLECEĞİ BELLİDİR KİŞİ ÖLECEĞİ YERE KENDİ RIZASI İLE GİDER VE ORADA ÖLÜR ALLAH SİNELERDE GİZLENEN EN GİZLİ DUYGULARI DAHİ BİLİR
5-) YERYÜZÜNDEKİ BÜTÜN CANLILARIN RIZGI ALLAHA AİTTİR ALLAH HER CANLININ ANNE KARNINDAN BAŞLAYIP DEVAM EDEN HAYATININ HER AŞAMASINDA UĞRAYACAĞI MENZİLİ ORADA KALACAĞI SÜREYİ VE SÜRE BİTİMİNDE ÖLECEĞİ YERİ BİLİR BÜTÜN BUNLAR LEVHİ MAHFUZDA YAZILDIR
6-) KALEMLE YAZMAYI ÖĞRETEN ODUR
7-) KALÜ BELA İLE İLGİLİ AYETLER
8-) KİM BİR KİMSEYİ ÖLDÜRÜRSE SANKİ BÜTÜN İNSNLARI ÖLDÜRMÜŞ GİBİ ÖLUR KİMDE BİR CANI KURTARIRSA SANKİ BÜTÜN İNSANLARIN HAYATINI KURTARMIŞ GİBİ OLUR
9-) ŞAYET KARI KOCANIN ARASININ AÇILMASINDAN VE YUVANIN YIKILMASINDAN ENDİŞE EDERSENİZ KADININ VE ERKEĞİN AİLESİNDEN BİR HAKEM TAYİN EDİN
10-) YAPILAN İYİLİK VE KÖTÜLÜK HARDAL TANESİ KADAR OLSADA KAYANIN İÇİNDE SAKLIDA OLSA NERDE OLURSA OLSUN ALLAH ONU ÇIKARIP AHİRETTE KARŞINA GETİRİR
11-) ALLAH(CC) İNSANLARA ASLA HAKSIZLIK ETMEZ FAKAT İNSANLAR KENDİ KENDİLERİNE HAKSIZLIK EDER
12-) KİM GÜZEL VE MAKBUL BİR İŞ YAPARSA FAYDASI KENDİNEDİR KİMDE KÖTÜLÜK YAPARSA ZARARI KENDİNEDİR
13-) ALLAH(CC) DİLERSE KISIR BIRAKIR DİLERSE KIZ ERKEK İKİSİNDENDE VERİR
14-) BÜTÜN İNSANLAR VE CİNLER ŞU KURANIN BİR BENZERİNİ GETİRMEK ÜZERE BİR ARAYA GELSELER ASLA ONUN BENZERİNİ GETİREMEZLER
15-) BİZ KURANI MÜMİNLERE ŞİFA VE RAHMET OLARAK İNDİRİYORUZ
16-) KURANI SİNDİRE SİNDİRE OKUYUN DİYE KISIMLARA AYIRDIK ONU PARÇA PARÇA İNDİRDİK
17-) KURAN HARFLERİNİN VE KELİMELERİNİN TAM HAKKINI VEREREK MANASINI DÜŞNEREK TANE TANE OKU
18-) KURAN OKUNDUĞU ZAMAN SUSUP DİNLEYİN
19-) KURAN OKUMAYA BAŞLARKEN EĞUZU BESMELE ÇEKME EMRİ
20-) SABAH NAMAZININ ÖNEMİ
21-) YEMİN OLSUN KURANDA İNSANLAR İÇİN GEREKLİ HER KONUYU ÇEŞİTLİ USLUP VE ÖRNEKLERLE AÇIKLADIK
22-) BU KURAN GERÇEĞE AYKIRI BÜTÜN UNSURLARDAN UZAKTIR
23-) KURANI ARAPÇA İNDİRMESEYDİK ANLAMADIĞIMIZ DİLDEN KİTAP OLURMU DİYECEKLERDİ
24-) KURANI İYİCE ANLAŞILIP ÖĞÜT ALINABİLMESİ İÇİN KOLAYLAŞTIRDIK O HALDE DÜŞÜNÜP ÖĞÜT ALAN YOKMU
25-) KURANI KALBİNDE TOPLAYIP EZBERLEMEKTE ONU DİLİNDE AKITIP OKUTMAKTA BİZE AİTTİR
26-) CEBRAİLLE RESULULLAHIN KURANI MUKABELE YAPMASI CEBRAİLİN OKUYUP PEYGAMBERİMİZİN DİNLEMESİ
27-) RABBİN İÇİN NAMAZ KIL KURBAN KES
28-) HER İNSANIN İŞİ GÜCÜ AYRIDIR
29-) HER ZORLUKLA BERABER MUTLAKA KOLAYLIK VARDIR
30-) RESULULLAHA PEYGAMBERLİK GELMEDEN ÖNCE OKUMA YAZMA BİLMEZDİ BUNUN HİKMETİ KURANI SEN YAZIYORSUN SENİN SÖZÜNDÜR DEMEMELERİ İÇİNDİR
31-) RABBİMİN YOKLUKLA DERT VE IZDIRAPLA İMTİHAN ETMEDİĞİ HİÇBİR PEYGAMBER YOKTUR EN BÜYÜK NİMETLER VERDİĞİ SÜLEYMAN(AS) I BİLE İMTİHAN ETMİŞTİR
32-) ALAY ETMEK KÖTÜ LAKAP TAKMAK ÇOK BÜYÜK GÜNAHTIR
33-) KURANIN AYETLERİNİ NESH OLDU HÜKMÜ KALDIRILDI DİYEREK GİZLEYENLER YOKMU İŞTE ONLARA ALLAH LANET EDER HERKESTE LANET EDER
34-) GÖKLERDE VE YERYÜZÜNDE GİZLİ OLAN NE VARSA HEPSİ APAÇIK BİR KİTAPTADIR
35-) DEĞİL HOCANIN KIZI KARISI PEYGAMBER KARISIDA OLSAN FAYDA ETMEZ LUT(AS) VE NUH(AS) KARILARI OLMAK ONLARI KURTARMADI
36-) ERKEK ERKEĞE EVLENEN LUT KAVMİNİN BAŞINA RABBİM TAŞ YAĞDIRDI VE HELAK ETTİ

1-) KIYAMET ŞÜPHESİZ KOPACAK ALLAH KABİRDE YATAN ÖLÜLERİ KESİNLİKLE DİRİLTECEKTİR
Hac / 7. Ayet
وَاَنَّ السَّاعَةَ اٰتِيَةٌ لَا رَيْبَ ف۪يهَاۙ وَاَنَّ اللّٰهَ يَبْعَثُ مَنْ فِي الْقُبُورِ
Yine bunlardan şunu anlayın ki, kıyâmet hiç şüphesiz kopacak ve Allah kabirlerde yatan ölüleri kesinlikle diriltecektir.
2-) ŞÜPHESİZ BİZ HERŞEYİ DAKİK ŞAŞMAZ BİR ÖLÇÜYE VE BİR KADERE GÖRE YARATTIK
Kamer / 49. Ayet
اِنَّا كُلَّ شَيْءٍ خَلَقْنَاهُ بِقَدَرٍ
Şüphesiz biz her şeyi dakik, şaşmaz bir ölçüye ve bir kadere göre yarattık.
3-) İSTER KITLIK,KURAKLIK.DEPREM İSTER HASTALIK,AÇLIK,ÖLÜM OLSUN HENÜZ MEYDANA GELMEDEN ÖNCE BİR KİTAPTA YAZILIDIR
Hadid / 22. Ayet
مَٓا اَصَابَ مِنْ مُص۪يبَةٍ فِي الْاَرْضِ وَلَا ف۪ٓي اَنْفُسِكُمْ اِلَّا ف۪ي كِتَابٍ مِنْ قَبْلِ اَنْ نَبْرَاَهَاۜ اِنَّ ذٰلِكَ عَلَى اللّٰهِ يَس۪يرٌۚ
İster kıtlık, kuraklık, deprem gibi yeryüzünde meydana gelen bir musîbet olsun, ister hastalık, açlık, ölüm gibi kendi canlarınızda, onu daha biz yaratmadan önce o bir kitapta yazılıdır. Şüphesiz bu, Allah’a göre pek kolaydır.
4-) KİŞİNİN NE ZAMAN VE NEREDE ÖLECEĞİ BELLİDİR KİŞİ ÖLECEĞİ YERE KENDİ RIZASI İLE GİDER VE ORADA ÖLÜR ALLAH SİNELERDE GİZLENEN EN GİZLİ DUYGULARI DAHİ BİLİR
Âl-i İmrân / 154. Ayet
ثُمَّ اَنْزَلَ عَلَيْكُمْ مِنْ بَعْدِ الْغَمِّ اَمَنَةً نُعَاسًا يَغْشٰى طَٓائِفَةً مِنْكُمْۙ وَطَٓائِفَةٌ قَدْ اَهَمَّتْهُمْ اَنْفُسُهُمْ يَظُنُّونَ بِاللّٰهِ غَيْرَ الْحَقِّ ظَنَّ الْجَاهِلِيَّةِۜ يَقُولُونَ هَلْ لَنَا مِنَ الْاَمْرِ مِنْ شَيْءٍۜ قُلْ اِنَّ الْاَمْرَ كُلَّهُ لِلّٰهِۜ يُخْفُونَ ف۪ٓي اَنْفُسِهِمْ مَا لَا يُبْدُونَ لَكَۜ يَقُولُونَ لَوْ كَانَ لَنَا مِنَ الْاَمْرِ شَيْءٌ مَا قُتِلْنَا هٰهُنَاۜ قُلْ لَوْ كُنْتُمْ ف۪ي بُيُوتِكُمْ لَبَرَزَ الَّذ۪ينَ كُتِبَ عَلَيْهِمُ الْقَتْلُ اِلٰى مَضَاجِعِهِمْۚ وَلِيَبْتَلِيَ اللّٰهُ مَا ف۪ي صُدُورِكُمْ وَلِيُمَحِّصَ مَا ف۪ي قُلُوبِكُمْۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ
Sonra Allah, bu kederin ardından size bir güven duygusu indirdi: tatlı bir uyuklama hâli ki içinizden en samimi olanları bürüyordu. Bu arada bir kısmı da canlarının derdine düşmüş, Allah hakkında câhiliyeye ait gerçek dışı zanlar besliyor ve: “Savaşa çıkma husûsunda bizim fikrimizi mi sordular?” diyorlardı. Sen de onlara: “Bütün karar ve yetki tamâmen Allah’a âittir” de. Onlar, aslında sana açıklayamadıklarını içlerinde gizliyor ve kendi aralarında: “Bizim fikrimiz sorulsa ve tercih hakkımız olsaydı, burada böyle öldürülmezdik” diyorlardı. Onlara de ki: “Siz evlerinizde bile bulunsaydınız, haklarında ölüm takdir edilmiş olanlar, düşüp ölecekleri yerlere bir sebeple mutlaka çıkıp gideceklerdi.” Allah bunları, kalplerinizdeki samimiyeti denemek, gönüllerinizi şeytanın vesvesesinden temizlemek için yapmıştır. Allah sînelerde saklanan en gizli duyguları dahi bilir.
5-) YERYÜZÜNDEKİ BÜTÜN CANLILARIN RIZGI ALLAHA AİTTİR ALLAH HER CANLININ ANNE KARNINDAN BAŞLAYIP DEVAM EDEN HAYATININ HER AŞAMASINDA UĞRAYACAĞI MENZİLİ ORADA KALACAĞI SÜREYİ VE SÜRE BİTİMİNDE ÖLECEĞİ YERİ BİLİR BÜTÜN BUNLAR LEVHİ MAHFUZDA YAZILDIR
Hûd / 6. Ayet
وَمَا مِنْ دَٓابَّةٍ فِي الْاَرْضِ اِلَّا عَلَى اللّٰهِ رِزْقُهَا وَيَعْلَمُ مُسْتَقَرَّهَا وَمُسْتَوْدَعَهَاۜ كُلٌّ ف۪ي كِتَابٍ مُب۪ينٍ
Yeryüzünde kımıldayan bütün canlıların rızkı yalnızca Allah’a aittir. Allah, her canlının anne karnından başlayıp devam eden hayat yolculuğunun her basamağında uğrayacağı menzili, orada kalacağı süreyi ve bu basamağın sonunda emânet bırakılacağı yeri de bilir. Bütün bunlar, apaçık ve açıklayıcı-ayrıştırıcı bir kitapta kayıtlıdır.
Mü'minûn / 43. Ayet
مَا تَسْبِقُ مِنْ اُمَّةٍ اَجَلَهَا وَمَا يَسْتَأْخِرُونَۜ
Hiçbir ümmet ecelini ne öne alabilir, ne de erteleyebilir.
6-) KALEMLE YAZMAYI ÖĞRETEN ODUR
Alak / 4. Ayet
اَلَّذ۪ي عَلَّمَ بِالْقَلَمِۙ
Kalemle yazmayı öğreten O’dur.
7-) KALÜ BELA İLE İLGİLİ AYETLER
A'râf / 172. Ayet
وَاِذْ اَخَذَ رَبُّكَ مِنْ بَن۪ٓي اٰدَمَ مِنْ ظُهُورِهِمْ ذُرِّيَّتَهُمْ وَاَشْهَدَهُمْ عَلٰٓى اَنْفُسِهِمْۚ اَلَسْتُ بِرَبِّكُمْۜ قَالُوا بَلٰىۚۛ شَهِدْنَاۚۛ اَنْ تَقُولُوا يَوْمَ الْقِيٰمَةِ اِنَّا كُنَّا عَنْ هٰذَا غَافِل۪ينَۙ
Hani Rabbin Âdem oğullarının bellerinden zürriyetlerini almış, onları kendilerine şâhit tutarak: “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” diye sormuştu. Onlar da: “Evet, şâhitlik ederiz ki sen bizim Rabbimizsin” demişlerdi. Böyle yaptık ki kıyâmet günü: “Doğrusu bizim bundan haberimiz yoktu!” demeyesiniz.
A'râf / 173. Ayet
اَوْ تَقُولُٓوا اِنَّمَٓا اَشْرَكَ اٰبَٓاؤُ۬نَا مِنْ قَبْلُ وَكُنَّا ذُرِّيَّةً مِنْ بَعْدِهِمْۚ اَفَتُهْلِكُنَا بِمَا فَعَلَ الْمُبْطِلُونَ
Veya: “Çok önceden beri atalarımız Allah’a şirk koşmuşlardı; biz de onların ardından gelip yapabileceği başka bir şey olmayan bir nesil idik. Şimdi kalkıp, o bâtıl şirk yolunu başlatanların yaptıkları yüzünden bizi helâk mi edeceksin?” şeklinde bir mazerette bulunmayasınız.
8-) KİM BİR KİMSEYİ ÖLDÜRÜRSE SANKİ BÜTÜN İNSANLARI ÖLDÜRMÜŞ GİBİ ÖLUR KİMDE BİR CANI KURTARIRSA SANKİ BÜTÜN İNSANLARIN HAYATINI KURTARMIŞ GİBİ OLUR
Mâide / 32. Ayet
مِنْ اَجْلِ ذٰلِكَۚۛ كَتَبْنَا عَلٰى بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ اَنَّهُ مَنْ قَتَلَ نَفْسًا بِغَيْرِ نَفْسٍ اَوْ فَسَادٍ فِي الْاَرْضِ فَكَاَنَّمَا قَتَلَ النَّاسَ جَم۪يعًاۜ وَمَنْ اَحْيَاهَا فَكَاَنَّمَٓا اَحْيَا النَّاسَ جَم۪يعًاۜ وَلَقَدْ جَٓاءَتْهُمْ رُسُلُنَا بِالْبَيِّنَاتِۘ ثُمَّ اِنَّ كَث۪يرًا مِنْهُمْ بَعْدَ ذٰلِكَ فِي الْاَرْضِ لَمُسْرِفُونَ
İşte bundan dolayı İsrâiloğulları için şu hükmü koyduk: “Bir cana kıymanın veya yeryüzünde bozgunculuk çıkarmanın cezası olmaksızın kim bir kimseyi öldürürse sanki bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de bir canı kurtarırsa sanki bütün insanların hayatını kurtarmış gibi olur.” Şüphesiz peygamberlerimiz onlara apaçık deliller, mûcizeler getirdiler. Ne var ki, bütün bunlardan sonra onların pek çoğu hâlâ yeryüzünde taşkınlık yapıp durmaktadırlar.
9-) ŞAYET KARI KOCANIN ARASININ AÇILMASINDAN VE YUVANIN YIKILMASINDAN ENDİŞE EDERSENİZ KADININ VE ERKEĞİN AİLESİNDEN BİR HAKEM TAYİN EDİN
Nisâ / 35. Ayet
وَاِنْ خِفْتُمْ شِقَاقَ بَيْنِهِمَا فَابْعَثُوا حَكَمًا مِنْ اَهْلِه۪ وَحَكَمًا مِنْ اَهْلِهَاۚ اِنْ يُر۪يدَٓا اِصْلَاحًا يُوَفِّقِ اللّٰهُ بَيْنَهُمَاۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَل۪يمًا خَب۪يرًا
Şâyet karı-kocanın aralarının iyice açılmasından ve artık yuvanın dağılmasından endişe ederseniz, erkeğin ve kadının ailesinden birer hakem belirleyin. İki taraf da iyi niyetle işi düzeltmek isterse, Allah karı-kocanın arasındaki dargınlığı giderip barışmalarını sağlayacaktır. Şüphesiz Allah her şeyi bilir, kullarının her hâlinden haberdardır.
10-) YAPILAN İYİLİK VE KÖTÜLÜK HARDAL TANESİ KADAR OLSADA KAYANIN İÇİNDE SAKLIDA OLSA NERDE OLURSA OLSUN ALLAH ONU ÇIKARIP AHİRETTE KARŞINA GETİRİR
Lokman / 16. Ayet
يَا بُنَيَّ اِنَّهَٓا اِنْ تَكُ مِثْقَالَ حَبَّةٍ مِنْ خَرْدَلٍ فَتَكُنْ ف۪ي صَخْرَةٍ اَوْ فِي السَّمٰوَاتِ اَوْ فِي الْاَرْضِ يَأْتِ بِهَا اللّٰهُۜ اِنَّ اللّٰهَ لَط۪يفٌ خَب۪يرٌ
“Evlâdım! Yaptığın iyilik veya kötülük hardal tanesi ağırlığında bile olsa, bir kayanın içinde saklı da olsa, göklerin veya yerin herhangi bir noktasında bile bulunsa, Allah onu çıkarıp âhirette karşına getirir. Çünkü Allah her şeyi bütün incelikleriyle bilir, her şeyden hakkiyle haberdardır.”
11-) ALLAH(CC) İNSANLARA ASLA HAKSIZLIK ETMEZ FAKAT İNSANLAR KENDİ KENDİLERİNE HAKSIZLIK EDER
Yunus / 44. Ayet
اِنَّ اللّٰهَ لَا يَظْلِمُ النَّاسَ شَيْـًٔا وَلٰكِنَّ النَّاسَ اَنْفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ
Allah, insanlara aslâ haksızlık etmez. Fakat insanlar kendi kendilerine haksızlık ederler.
12-) KİM GÜZEL VE MAKBUL BİR İŞ YAPARSA FAYDASI KENDİNEDİR KİMDE KÖTÜLÜK YAPARSA ZARARI KENDİNEDİR
Câsiye / 15. Ayet
مَنْ عَمِلَ صَالِحًا فَلِنَفْسِه۪ۚ وَمَنْ اَسَٓاءَ فَعَلَيْهَاۘ ثُمَّ اِلٰى رَبِّكُمْ تُرْجَعُونَ
Kim güzel ve makbul bir iş yaparsa, faydası kendinedir. Kim de kötülük yaparsa, zararı kendinedir. Sonunda hepiniz Rabbinizin huzuruna döndürüleceksiniz.
13-) ALLAH(CC) DİLERSE KISIR BIRAKIR DİLERSE KIZ ERKEK İKİSİNDENDE VERİR
Şûrâ / 50. Ayet
اَوْ يُزَوِّجُهُمْ ذُكْرَانًا وَاِنَاثًاۚ وَيَجْعَلُ مَنْ يَشَٓاءُ عَق۪يمًاۜ اِنَّهُ عَل۪يمٌ قَد۪يرٌ
Yahut erkekli, kızlı, ikisinden de verir. Dilediğini de kısır bırakır. Şüphesiz O, her şeyi hakkiyle bilen, her şeye gücü yetendir.

14-) BÜTÜN İNSANLAR VE CİNLER ŞU KURANIN BİR BENZERİNİ GETİRMEK ÜZERE BİR ARAYA GELSELER ASLA ONUN BENZERİNİ GETİREMEZLER
İsrâ / 88. Ayet
قُلْ لَئِنِ اجْتَمَعَتِ الْاِنْسُ وَالْجِنُّ عَلٰٓى اَنْ يَأْتُوا بِمِثْلِ هٰذَا الْقُرْاٰنِ لَا يَأْتُونَ بِمِثْلِه۪ وَلَوْ كَانَ بَعْضُهُمْ لِبَعْضٍ ظَه۪يرًا
De ki: “Bütün insanlar ve cinler şu Kur’an’ın bir benzerini getirmek üzere bir araya gelseler ve bu hususta güçlerini birleştirip birbirlerine yardımcı da olsalar, imkânı yok, asla onun bir benzerini getiremezler.


GEÇMİŞ GELECEK İNSAN VE CİNLER BİR ARAYA GELSELER KURANIN BENZERİNİ GETİREMEZLER
İsrâ / 88. Ayet
قُلْ لَئِنِ اجْتَمَعَتِ الْاِنْسُ وَالْجِنُّ عَلٰٓى اَنْ يَأْتُوا بِمِثْلِ هٰذَا الْقُرْاٰنِ لَا يَأْتُونَ بِمِثْلِه۪ وَلَوْ كَانَ بَعْضُهُمْ لِبَعْضٍ ظَه۪يرًا
De ki: “Bütün insanlar ve cinler şu Kur’an’ın bir benzerini getirmek üzere bir araya gelseler ve bu hususta güçlerini birleştirip birbirlerine yardımcı da olsalar, imkânı yok, asla onun bir benzerini getiremezler.
15-) BİZ KURANI MÜMİNLERE ŞİFA VE RAHMET OLARAK İNDİRİYORUZ
İsrâ / 82. Ayet
وَنُنَزِّلُ مِنَ الْقُرْاٰنِ مَا هُوَ شِفَٓاءٌ وَرَحْمَةٌ لِلْمُؤْمِن۪ينَۙ وَلَا يَز۪يدُ
الظَّالِم۪ينَ اِلَّا خَسَارًا
Biz Kur’an’ı mü’minlere şifa ve rahmet olarak indiriyoruz. O, zâlimlerin ise ancak ziyânını artırır.
16-) KURANI SİNDİRE SİNDİRE OKUYUN DİYE KISIMLARA AYIRDIK ONU PARÇA PARÇA İNDİRDİK
İsrâ / 106.Ayet
وَقُرْاٰنًا فَرَقْنَاهُ لِتَقْرَاَهُ۫ عَلَى النَّاسِ عَلٰى مُكْثٍ وَنَزَّلْنَاهُ تَنْز۪يلًا
Biz Kur’an’ı insanların zihinlerine ve kalplerine sindire sindire okuyasın diye kısımlara ayırdık ve onu parça parça indirdik.
17-) KURAN HARFLERİNİN VE KELİMELERİNİN TAM HAKKINI VEREREK MANASINI DÜŞNEREK TANE TANE OKU
Müzzemmil / 4. Ayet
اَوْ زِدْ عَلَيْهِ وَرَتِّلِ الْقُرْاٰنَ تَرْت۪يلًاۜ
Yahut yarısına biraz daha ilavede bulun. Kur’an’ı, harflerin ve kelimelerin tam hakkını vererek, mânasını düşünerek tane tane oku!
18-) KURAN OKUNDUĞU ZAMAN SUSUP DİNLEYİN
A'râf / 204. Ayet
وَاِذَا قُرِئَ الْقُرْاٰنُ فَاسْتَمِعُوا لَهُ وَاَنْصِتُوا لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ
Kur’an okunduğu zaman hemen dikkat kesilerek ona kulak verin, susup dinleyin ki rahmete eresiniz.


KURAN-I KERİMİN ARAPÇA OLMASINDAN RAHATSIZ OLANLAR İŞTE CEVABI KURAN VERİYOR KUREYŞ KABİLESİ VE PEYGAMBERİMİZ(SAV) ARAPÇA BİLDİKLERİ İÇİN ANLASINLAR DİYE RABBİM KURANI ARAPÇA İNDİRDİ TÜKÇE KONUŞSAYDILAR TÜRKÇE İNDİRİRDİ HALA ANLAMAYAN VARMI
Yusuf / 2. Ayet
اِنَّٓا اَنْزَلْنَاهُ قُرْءٰنًا عَرَبِيًّا لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ
Hiç şüphesiz biz o kitâbı, düşünüp anlamanız için Arapça bir Kur’an olarak indirdik.
Hicr / 1. Ayet
الٓرٰ۠ تِلْكَ اٰيَاتُ الْكِتَابِ وَقُرْاٰنٍ مُب۪ينٍ
Elif. Lâm. Râ. Bunlar, kitabın ve kendisi apaçık olup bütün gerçekleri açıklayan Kur’an’ın âyetleridir.
FATİHA SURESİNİN NAMAZIN HER REKATINDA OKUNMA EMRİ
Hicr / 87. Ayet
وَلَقَدْ اٰتَيْنَاكَ سَبْعًا مِنَ الْمَثَان۪ي وَالْقُرْاٰنَ الْعَظ۪يمَ
Rasûlüm! Elbette biz sana namazın her rekâtında tekrarlanan yedi âyet-i kerîmeyi ve Kur’ân-ı Azîm’i verdik
19-) KURAN OKUMAYA BAŞLARKEN EĞUZU BESMELE ÇEKME EMRİ
Nahl / 98. Ayet
فَاِذَا قَرَأْتَ الْقُرْاٰنَ فَاسْتَعِذْ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّج۪يمِ
Kur’an okuyacağın zaman kovulmuş şeytandan hemen Allah’a sığın!
20-) SABAH NAMAZININ ÖNEMİ
İsrâ / 78. Ayet
اَقِمِ الصَّلٰوةَ لِدُلُوكِ الشَّمْسِ اِلٰى غَسَقِ الَّيْلِ وَقُرْاٰنَ الْفَجْرِۜ اِنَّ قُرْاٰنَ الْفَجْرِ كَانَ مَشْهُودًا
Güneşin öğleyin batıya doğru kaydığı andan gece karanlığı bastırıncaya kadar belli vakitlerde namazı dosdoğru kıl; özellikle sabah namazını da kıl, çünkü sabah namazı şâhitlidir.

21-) YEMİN OLSUN KURANDA İNSANLAR İÇİN GEREKLİ HER KONUYU ÇEŞİTLİ USLUP VE ÖRNEKLERLE AÇIKLADIK
Kehf / 54. Ayet
وَلَقَدْ صَرَّفْنَا ف۪ي هٰذَا الْقُرْاٰنِ لِلنَّاسِ مِنْ كُلِّ مَثَلٍۜ وَكَانَ الْاِنْسَانُ اَكْثَرَ شَيْءٍ جَدَلًا
Yemin olsun ki biz, bu Kur’an’da insanlar için gerekli her konuyu çeşitli üslup ve örneklerle açıkladık. Ne var ki insan, gerçekler karşısında kavga ve tartışmaya pek düşkündür.
22-) BU KURAN GERÇEĞE AYKIRI BÜTÜN UNSURLARDAN UZAKTIR
Zümer / 28. Ayet
قُرْاٰنًا عَرَبِيًّا غَيْرَ ذ۪ي عِوَجٍ لَعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ
Onu her türlü çelişkiden ve gerçeğe aykırı bütün unsurlardan uzak, dosdoğru Arapça bir Kur’an olarak indirdik; belki gittikleri yolun yanlışlığını anlayıp Allah’a karşı gelmekten sakınırlar diye.
23-) KURANI ARAPÇA İNDİRMESEYDİK ANLAMADIĞIMIZ DİLDEN KİTAP OLURMU DİYECEKLERDİ
Fussilet / 44. Ayet
وَلَوْ جَعَلْنَاهُ قُرْاٰنًا اَعْجَمِيًّا لَقَالُوا لَوْلَا فُصِّلَتْ اٰيَاتُهُۜ ءَاَۭۘعْجَمِيٌّ وَعَرَبِيٌّۜ قُلْ هُوَ لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا هُدًى وَشِفَٓاءٌۜ وَالَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ ف۪ٓي اٰذَانِهِمْ وَقْرٌ وَهُوَ عَلَيْهِمْ عَمًىۜ اُو۬لٰٓئِكَ يُنَادَوْنَ مِنْ مَكَانٍ بَع۪يدٍ۟
Biz o Kur’an’ı yabancı bir dilde indirseydik, onlar elbette: “Onun âyetleri anlayacağımız bir dille iyice açıklanmalı değil miydi? Arap olmayana yabancı dilde bir kitap olur mu?” diyeceklerdi. De ki: “O, iman edenlere doğru yolu gösteren bir rehber ve eşsiz bir şifa kaynağıdır.” İnanmayanlara gelince onların kulaklarında bir ağırlık vardır; Kur’an kendilerine kapalı ve karanlık gelir. Onlara sanki çok uzak bir yerden sesleniliyor da söyleneni duymuyorlar!
24-) KURANI İYİCE ANLAŞILIP ÖĞÜT ALINABİLMESİ İÇİN KOLAYLAŞTIRDIK O HALDE DÜŞÜNÜP ÖĞÜT ALAN YOKMU
Kamer / 17. Ayet
وَلَقَدْ يَسَّرْنَا الْقُرْاٰنَ لِلذِّكْرِ فَهَلْ مِنْ مُدَّكِرٍ
Andolsun biz bu Kur’an’ı, iyice anlaşılıp öğüt alınabilmesi için kolaylaştırdık. O halde düşünüp öğüt alacak kimse yok mu?
25-) KURANI KALBİNDE TOPLAYIP EZBERLEMEKTE ONU DİLİNDE AKITIP OKUTMAKTA BİZE AİTTİR
Kıyamet / 17. Ayet
اِنَّ عَلَيْنَا جَمْعَهُ وَقُرْاٰنَهُۚ
Çünkü onu senin kalbinde toplayıp ezberletmek de, onu dilinde akıtıp okutmak da bize aittir.
26-) CEBRAİLLE RESULULLAHIN KURANI MUKABELE YAPMASI CEBRAİLİN OKUYUP PEYGAMBERİMİZİN DİNLEMESİ
Kıyamet / 18. Ayet
فَاِذَا قَرَأْنَاهُ فَاتَّبِعْ قُرْاٰنَهُۚ
Biz onu sana okuduğumuzda, sen de onun okunuşunu tâkip et.
27-) RABBİN İÇİN NAMAZ KIL KURBAN KES
Kevser / 2. Ayet
فَصَلِّ لِرَبِّكَ وَانْحَرْۜ
Sen de Rabbin için namaz kıl ve kurban kes!
28-) HER İNSANIN İŞİ GÜCÜ AYRIDIR
Leyl / 4. Ayet
اِنَّ سَعْيَكُمْ لَشَتّٰىۜ
Sizin işleriniz, çalışıp çabalamalarınız çeşit çeşittir.
29-) HER ZORLUKLA BERABER MUTLAKA KOLAYLIK VARDIR
İnşirâh / 5. Ayet
فَاِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًاۙ
Her zorlukla beraber elbette bir kolaylık vardır.
İnşirâh / 6. Ayet
اِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًاۜ
Evet, her zorlukla beraber elbet bir kolaylık vardır.
30-)  RESULULLAH(SAV) İLK İNEN  OKU VE YAZ EMRİ GEREĞİ OKUMA VE YAZMA ÖĞRENDİ PEYGAMBERİMİZİN OKUMA YAZMA BİLMEDİĞİ İFTİRASI HEM ONA HEM KURANA İFTİRADIR ÖYLE YA ALAK SURESİNDE İKRA OKU VE YAZ EMRİNİ ONA VERİLMEDİMİ 
Alak 1-5 
Yaratan rabbinin adıyla oku! O, insanı alaktan (asılıp tutunan zigottan) yaratmıştır. Oku! Kalemle (yazmayı) öğreten, (böylece) insana bilmediğini bildiren rabbin sonsuz kerem sahibidir.
RESULULLAHA PEYGAMBERLİK GELMEDEN ÖNCE OKUMA YAZMA BİLMEZDİ BUNUN HİKMETİ KURANI SEN YAZIYORSUN SENİN SÖZÜNDÜR DEMEMELERİ İÇİNDİR
Ankebût / 48. Ayet
وَمَا كُنْتَ تَتْلُوا مِنْ قَبْلِه۪ مِنْ كِتَابٍ وَلَا تَخُطُّهُ بِيَم۪ينِكَ اِذًا لَارْتَابَ الْمُبْطِلُونَ
Sen, bu kitap sana indirilmeye başlamadan önce ne bir kitap okuyor, ne de onu elinle yazıyordun. Eğer bunları yapmış olsaydın, Kur’an’la ilgili bâtıl iddialar peşinde koşanların, onun Allah’tan geldiği gerçeği konusunda şüphe duymaya bir mazeretleri olabilirdi.
31-) RABBİMİN YOKLUKLA DERT VE IZDIRAPLA İMTİHAN ETMEDİĞİ HİÇBİR PEYGAMBER YOKTUR EN BÜYÜK NİMETLER VERDİĞİ SÜLEYMAN(AS) I BİLE İMTİHAN ETMİŞTİR
Sâd / 34. Ayet
وَلَقَدْ فَتَنَّا سُلَيْمٰنَ وَاَلْقَيْنَا عَلٰى كُرْسِيِّه۪ جَسَدًا ثُمَّ اَنَابَ
Biz Süleyman’ı da imtihan ettik ve onu tahtı üzerinde âdeta ruhsuz bir ceset hâlinde bıraktık. Sonra o bize yöneldi.
32-) ALAY ETMEK KÖTÜ LAKAP TAKMAK ÇOK BÜYÜK GÜNAHTIR
Hucurât / 11. Ayet
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا يَسْخَرْ قَوْمٌ مِنْ قَوْمٍ عَسٰٓى اَنْ يَكُونُوا خَيْرًا مِنْهُمْ وَلَا نِسَٓاءٌ مِنْ نِسَٓاءٍ عَسٰٓى اَنْ يَكُنَّ خَيْرًا مِنْهُنَّۚ وَلَا تَلْمِزُٓوا اَنْفُسَكُمْ وَلَا تَنَابَزُوا بِالْاَلْقَابِۜ بِئْسَ الِاسْمُ الْفُسُوقُ بَعْدَ الْا۪يمَانِۚ وَمَنْ لَمْ يَتُبْ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ
Ey iman edenler! Bir topluluk bir başka toplulukla alay etmesin; belki de o alaya aldıkları kendilerinden daha hayırlıdır. Kadınlar da başka kadınlarla alay etmesinler; belki o alaya aldıkları kendilerinden daha hayırlıdır. Birbirinizi ayıplamayın; birbirinizi incitici, aşağılayıcı kötü lakaplarla çağırmayın. Bir insan iman ettikten sonra onu fâsıklığı çağrıştıran bir isimle çağırmak ne kötü bir davranıştır ve böyle yapıp imandan sonra fâsıklık damgası yemek de ne kötüdür. Bu tür davranışların ardından kim tevbe edip Allah’a yönelmezse, işte onlar zâlimlerin tâ kendileridir.
33-) KURANIN AYETLERİNİ NESH OLDU HÜKMÜ KALDIRILDI DİYEREK GİZLEYENLER YOKMU İŞTE ONLARA ALLAH LANET EDER HERKESTE LANET EDER
Bakara / 159. Ayet
اِنَّ الَّذ۪ينَ يَكْتُمُونَ مَٓا اَنْزَلْنَا مِنَ الْبَيِّنَاتِ وَالْهُدٰى مِنْ بَعْدِ مَا بَيَّنَّاهُ لِلنَّاسِ فِي الْكِتَابِۙ اُو۬لٰٓئِكَ يَلْعَنُهُمُ اللّٰهُ وَيَلْعَنُهُمُ اللَّاعِنُونَۙ
İndirdiğimiz açık delilleri ve hidâyeti biz kitapta insanlara açıkladıktan sonra gizleyenler yok mu, işte onlara hem Allah lânet eder hem de lânet edebilecek herkes lânet eder.
34-) GÖKLERDE VE YERYÜZÜNDE GİZLİ OLAN NE VARSA HEPSİ APAÇIK BİR KİTAPTADIR
Neml / 75. Ayet
وَمَا مِنْ غَٓائِبَةٍ فِي السَّمَٓاءِ وَالْاَرْضِ اِلَّا ف۪ي كِتَابٍ مُب۪ينٍ
Çünkü göklerde ve yerde gizli olan ne varsa, hepsi apaçık bir kitapta yer almaktadır.
Nûr / 8. Ayet
وَيَدْرَؤُ۬ا عَنْهَا الْعَذَابَ اَنْ تَشْهَدَ اَرْبَعَ شَهَادَاتٍ بِاللّٰهِۙ اِنَّهُ لَمِنَ الْكَاذِب۪ينَۙ
Zinâ isnadıyla suçlanan kadına gelince, kocasının yalan söylediğine dâir her defasında Allah adına yemin ederek dört kez şâhitlikte bulunursa, üzerinden ceza kalkar.
35-) DEĞİL HOCANIN KIZI KARISI PEYGAMBER KARISIDA OLSAN FAYDA ETMEZ LUT(AS) VE NUH(AS) KARILARI OLMAK ONLARI KURTARMADI
Tahrim / 10. Ayet
ضَرَبَ اللّٰهُ مَثَلًا لِلَّذ۪ينَ كَفَرُوا امْرَاَتَ نُوحٍ وَامْرَاَتَ لُوطٍۜ كَانَتَا تَحْتَ عَبْدَيْنِ مِنْ عِبَادِنَا صَالِحَيْنِ فَخَانَتَاهُمَا فَلَمْ يُغْنِيَا عَنْهُمَا مِنَ اللّٰهِ شَيْـًٔا وَق۪يلَ ادْخُلَا النَّارَ مَعَ الدَّاخِل۪ينَ
Allah, inkâr edenlere Nûh’un karısı ile Lût’un karısını örnek verir. Her ikisi de, kullarımızdan iki sâlih kişinin nikâhları altında idiler, fakat onlara ihânet ettiler. Peygamber olan kocalarının Allah karşısında onlara hiçbir yardımı dokunmadı. Onlara: “Haydin, cehenneme girenlerle beraber siz de ateşe girin!” denildi.
OĞLUNUN ŞERRİNDEN İMANSIZLIĞINDAN ŞİKAYETCİ OLAN MÜSLÜMAN NUH(AS) OĞLUNU İMANA GETİRMEK İÇİN ÇOK CABALADI ÇOK YALVARDI AMA OĞLU İMAN ETMEDİ OĞLUMU HİDAYETE ERDİR DİYE BU SEFER ALLAHA YALVARDI DUA ETTİ RABBİMDE KABUL ETMEDİ İMAN NASİP İŞİDİR BUYURDU SEN O PEYGAMBERDEN ÜSTÜNMÜSÜN İMAN NASİP İŞİDİR ALLAH NASİP ETMEDİKÇE PEYGAMBERDE OLSAN OĞLUNU İMANA GETİREMEZSİN
HUD SURESİ 42. AYET
Gemi dağlar gibi dalgalar arasında akıp gidiyordu. Nuh, bir kenarda bekleyen oğluna:" Yavrum bizimle beraber sen de bin; Kafirlerle beraber kalma." diye seslendi.
وَهِيَ تَجْرِي بِهِمْ فِي مَوْجٍ كَالْجِبَالِ وَنَادَى نُوحٌ ابْنَهُ وَكَانَ فِي مَعْزِلٍ يَا بُنَيَّ ارْكَب مَّعَنَا وَلاَ تَكُن مَّعَ الْكَافِرِينَ
Ve hiye tecri bihim fi mevcin kel cibali ve nada nuhunibnehu ve kane fi ma'zilin ya buneyyerkeb meana ve la tekun meal kafirin.
HUD SURESİ 43. AYET
O: "Dağa sığınırım, beni sudan kurtarır." deyince; "Bugün Allah'ın rahmetine erişenden başkasını, Allah'ın emrinden koruyacak hiçbir şey yoktur." dedi. Aralarına dalga girdi ve o da boğulanlardan oldu.
قَالَ سَآوِي إِلَى جَبَلٍ يَعْصِمُنِي مِنَ الْمَاء قَالَ لاَ عَاصِمَ الْيَوْمَ مِنْ أَمْرِ اللّهِ إِلاَّ مَن رَّحِمَ وَحَالَ بَيْنَهُمَا الْمَوْجُ فَكَانَ مِنَ الْمُغْرَقِينَ
Kale seavi ila cebelin ya'sımuni minel ma' kale la asımel yevme min emrillahi illa men rahim, ve hale beynehumal mevcu fe kane minel mugrakin.
36-) ERKEK ERKEĞE EVLENEN LUT KAVMİNİN BAŞINA RABBİM TAŞ YAĞDIRDI VE HELAK ETTİ
A'râf / 84. Ayet
وَاَمْطَرْنَا عَلَيْهِمْ مَطَرًاۜ فَانْظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُجْرِم۪ينَ۟
Üzerlerine müthiş bir taş yağmuru yağdırdık. Bir bak ki, günahkârların âkıbeti nasıl oldu!