YALNIZ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
YALNIZ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
17 Eylül 2022 Cumartesi
S- AYETLER
S- Ş HARFİ İLE BAŞLAYAN AYET KONULARIİÇİNDEKİLER
1-) İNSAN İÇİN YALNIZ ÇALIŞTIĞININ KARŞILIĞI VARDIR
2-) ÇALIŞMANIN KARŞILIĞI TASTAMAM ÖDENİR
3-) GÖKLERDE VE YERDEKİ CANLI CANSIZ HERŞEY MECBUREN GÖLGELERİYLE BİRLİKTE SABAH AKŞAM ALLAHA SECDE EDER
4-) SABIR VE MERHAMET TAVSİYE ETMEK İMAN ESASLARINDANDIR
5-) SADAKA VEREN KARŞIIĞINI 700 MİSLİ ALIR
6-) GÜZEL SÖZ VE AFFETME ARDINDAN BAŞA KAKMA GELEN SADAKADAN DAHA HAYIRLIDIR
7-) SADAKA VERMEK ALLAHA GÜZEL BİR BORÇ VERMEKTİR
8-) HACDA VE UMREDE SAFA VE MERVE TEPESİNİ ZİYARET EDENLER ALAHA KARŞI HAYIR İŞLEMİŞTİR
9-) TARİHİ MEKANLARI GEZİP İBRET ALMALIDIR
10-) CANLILARIN EN ŞERLİSİ İLAHİ GERÇEKLERİ DÜŞÜNÜP ANLAMAYANLAR SAĞIR VE DİLSİZ OLMADIĞI HALDE GERÇEKLERE SAĞIR VE DİLSİZ OLANLARDIR
11-) DAĞLARI SABİT SANIRSIN HALBUKİ DAĞLAR BULUTLAR GİBİ HAREKET EDERLER
12-) .SEBZE,KABAK,SARIMSAK,MERCİMEK,SOĞANIN KURANDA ADI GEÇEN SEBZELERDİR
13-) ANLAŞMAYI BOZAN KAFİRERLE SAVAŞIN
14-) MÜSLÜMANLAR SAVAŞTA ÜSTÜN DURUMDAYKEN BARIŞ TEKLİFİ YAPMAMALIDIR
15-) MÜSLÜMANLAR KAFİRLERDEN DAHA ÜSTÜN SİLAHLAR ÜRETEREK KAFİRLERİ KORKUTMALIDIR
16-) MÜSLÜMANLAR SAVAŞIRKEN MELEKLER YARDIM EDER
17-) KAFİRLER KAHIRLARINDAN ÇATLASALARDA PATLASALARDA HAK GALİP GELECEK BATIL ORTADAN KALDIRILACAKTIR
18-) TERÖRİSTİN CEZASI YA ÖLDÜRMEK YA ASILMAK YA KOL VE AYAKLARINI ÇAPRAZ KESMEK YADA SÜRGÜN ETMEKTİR
19-) MÜSLÜMAN 20 ASKER 200 KAFİRİ 100 MÜSLÜMAN ASKER 1000 KAFİRİ YENER
20-) SAVAŞTA MÜSLÜMAN ASKERLERE ALLAH İÇ HUZUR VE GÜVEN VERİR AYRICA GÖRÜNMEYEN ORDULAR GÖNDERİR
21-)SAVAŞTA MÜSÜMANLARA ALLAH(CC) RÜZGAR VE MELEKLERLE YARDIM EDER
22-) KÖTÜLÜĞE İYİLİKLE KARŞILIK VERMEK DÜŞMANI DOST EDER
23-) VERİLEN SELAMI DAHA İYİSİ İLE CEVAPLAMALIDIR
24-) BAŞKASININ EVİNE İZİN ALMADAN VE SELAM VERİLMEDEN GİRİLMEZ
25-) ERGENLİK ÇAĞINDAKİ GENÇLER ANA BABASININ ODASINA İZİN ALMADAN GİRMEMELİDİR
26-) ARKADAN ÇEKİŞTİRENLER, EL KOL HAREKETİ YAPANLAR, ALAY EDENLERİN VAY HALİNE ATEŞ BİR DAHA ASLA ÇIMAYACAKLARI HALDE ÜZERİNE KAPATILIP KİTLENECEKTİR
27-) MAL VE ÇOCUK İMTİHANDIR ALLAHI MAL VE EVLATTAN FAZLA SEVENLERE ALLAH KATINDA BÜYÜK MÜKAFATLAR VARDIR
28-) ALLAH(CC) BAŞKA MÜSLÜMANLARIN KALBİNE SEVGİ KOYAR MÜSLÜMANLAR ONU SEVER
29-) MÜSLÜMAN KARI KOCA CENNETE BİRLİKTE GİRECEKTİR
30-) SIĞIR KURANIN EN UZUN SURESİNE (BAKARA)ADINI VEREN MÜBAREK BİR HAYVANDIR
31-) CENNET BEDAVA DEĞİL PEYGAMBERLERİN VE ÖNCEKİ ÜMMETLERİN ÇEKTİĞİ SIKINTILARI ÇEKMEDEN CENNETE GİRİLMEZ
32-) ALLAH(CC) İÇİMİZDE GİZLEDİĞİMİZİ DE FISILDAŞTIĞIMIZI DA BİLİR AYRICA MELEKLER GİZLİ AÇIK HER KONUŞMAYI YAZARLAR
33-) DÜĞÜMLERE ÜFLEYENLERİN ŞERRİNDEN ALLAHA SIĞININ
34-) ALLAHTAN BAŞKA HİÇKİMSE SİNEĞİ YARATAMADIĞI GİBİ SİNEĞİN KAPTIĞINIDA GERİ ALAMAZ
35-) BİLMİYORSANIZ BİLENLERE SORUN
36-) HAKİKİ MÜMİNLER DEDELERİ VE TORUNLARI İLE SÜLALECE ADN CENNETİNE GİRECEKLERDİR
37-) YETİMİN MALINA YAKLAŞMAYIN VERDİĞİNİZ SÖZÜ YERİNE GETİRİN
38-) İFFETLİ BİR KADINA İTİRA EDİP 4 ŞAHİT GETİRMEYENİN CEZASI 80 DEĞNEKTİR
39-) DENİZDEKİ TATLI SU VE TUZLU SUYU BİRBİRİNE KARIŞMAMASI İÇİN ARALARINA SET KOYAN ALLAHTIR
40-) FIRTINA VE RÜZGAR SÜLEYMAN(AS)IN EMRİNE VERİLMİŞTİR
41-) ŞEYTANLAR VE CİNLER SÜLEYMAN(AS) İÇİN DENİZDEN KIYMETLİ MADENLER ÇIKARIYORDU
42-) MALLARIN VE EŞYALARIN IŞIK HIZI İLE DÜNYANIN BİR UCUNDAN ÖTEKİ UCUNA GÖTÜRÜLEBİLECİĞİNİN İŞARETİNİ VEREN AYET
43-) HEM BALIK YEMEMİZ HEM İNCİ VE MERCANI SÜS EŞYASI YAPMAMIZ HEMDE GEMİLERLE EŞYA VE İNSAN TAŞIMAMIZ İÇİN DENİZLERİ YARATTI ŞÜKREDİYOR MUYUZ?
44-) SÜTTE DÜŞÜNENLER İÇİN BÜYÜK İBRETLER VARDIR
1-) İNSAN İÇİN YALNIZ ÇALIŞTIĞININ KARŞILIĞI VARDIR
Necm / 39. Ayetوَاَنْ لَيْسَ لِلْاِنْسَانِ اِلَّا مَا سَعٰىۙ
İnsan için yalnız kendi çalıştığının karşılığı vardır
2-) ÇALIŞMANIN KARŞILIĞI TASTAMAM ÖDENİR
Necm / 41. Ayet
ثُمَّ يُجْزٰيهُ الْجَزَٓاءَ الْاَوْفٰىۙ
Sonra ona emeğinin karşılığı tastamam ödenecektir!
3-) GÖKLERDE VE YERDEKİ CANLI CANSIZ HERŞEY MECBUREN GÖLGELERİYLE BİRLİKTE SABAH AKŞAM ALLAHA SECDE EDER
Ra'd / 15. Ayet
وَلِلّٰهِ يَسْجُدُ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ طَوْعًا وَكَرْهًا وَظِلَالُهُمْ بِالْغُدُوِّ وَالْاٰصَالِ ۩
Göklerde ve yerde her kim ve her ne varsa, isteyerek veya zorunlu olarak, hem kendileri hem de gölgeleri sabah akşam dâimâ yalnızca Allah’a secde ederler.
4-) SABIR VE MERHAMET TAVSİYE ETMEK İMAN ESASLARINDANDIR
Beled / 17. Ayet
ثُمَّ كَانَ مِنَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَتَوَاصَوْا بِالصَّبْرِ وَتَوَاصَوْا بِالْمَرْحَمَةِۜ
Bir de iman etmek ve birbirlerine sabır ve merhamet tavsiye edenlerden olmaktır.
5-) SADAKA VEREN KARŞIIĞINI 700 MİSLİ ALIR
Bakara / 261. Ayet
مَثَلُ الَّذ۪ينَ يُنْفِقُونَ اَمْوَالَهُمْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ كَمَثَلِ حَبَّةٍ اَنْبَتَتْ سَبْعَ سَنَابِلَ ف۪ي كُلِّ سُنْبُلَةٍ مِائَةُ حَبَّةٍۜ وَاللّٰهُ يُضَاعِفُ لِمَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ وَاسِعٌ عَل۪يمٌ
Mallarını Allah yolunda harcayanların misâli, yedi başak bitiren ve her başakta yüz dâne bulunan bir tek tohumun hâli gibidir. Allah, dilediğine kat kat fazlasını da verir. Çünkü Allah, lutfu pek geniş olan ve her şeyi hakkıyla bilendir.
6-) GÜZEL SÖZ VE AFFETME ARDINDAN BAŞA KAKMA GELEN SADAKADAN DAHA HAYIRLIDIR
Bakara / 263. Ayet
قَوْلٌ مَعْرُوفٌ وَمَغْفِرَةٌ خَيْرٌ مِنْ صَدَقَةٍ يَتْبَعُهَٓا اَذًىۜ وَاللّٰهُ غَنِيٌّ حَل۪يمٌ
Güzel bir söz ve kusurları bağışlama, ardından eziyet gelen bir sadakadan daha hayırlıdır. Allah’ın kimsenin yardımına ihtiyacı yoktur. O, ceza vermekte hiç acele etmeyendir.
7-) SADAKA VERMEK ALLAHA GÜZEL BİR BORÇ VERMEKTİR
Hadid / 18. Ayet
اِنَّ الْمُصَّدِّق۪ينَ وَالْمُصَّدِّقَاتِ وَاَقْرَضُوا اللّٰهَ قَرْضًا حَسَنًا يُضَاعَفُ لَهُمْ وَلَهُمْ اَجْرٌ كَر۪يمٌ
Sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlarla Allah’a güzel bir borç verenlere, harcadıkları şey kat kat fazlasıyla geri ödenir. Üstelik onlar için bitmez tükenmez, pek değerli bir mükâfat vardır.
8-) HACDA VE UMREDE SAFA VE MERVE TEPESİNİ ZİYARET EDENLER ALAHA KARŞI HAYIR İŞLEMİŞTİR
Bakara / 158. Ayet
اِنَّ الصَّفَا وَالْمَرْوَةَ مِنْ شَعَٓائِرِ اللّٰهِۚ فَمَنْ حَجَّ الْبَيْتَ اَوِ اعْتَمَرَ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْهِ اَنْ يَطَّوَّفَ بِهِمَاۜ وَمَنْ تَطَوَّعَ خَيْرًاۙ فَاِنَّ اللّٰهَ شَاكِرٌ عَل۪يمٌ
Safâ ile Merve Allah’ın hac ve umre için belirlediği işaretlerdendir. O halde hacceden veya umre yapan bir kimsenin, bu iki tepe arasında sa‘yetmesinde bir mahzur yoktur. Kim gönlünden gelerek bir hayır işlerse, mutlaka mükâfatını görür. Çünkü Allah, iyiliğin karşılığını fazlasıyla veren ve her şeyi bilendir.
9-) TARİHİ MEKANLARI GEZİP İBRET ALMALIDIR
Tâ-Hâ / 128. Ayet
اَفَلَمْ يَهْدِ لَهُمْ كَمْ اَهْلَكْنَا قَبْلَهُمْ مِنَ الْقُرُونِ يَمْشُونَ ف۪ي مَسَاكِنِهِمْۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِاُو۬لِي النُّهٰى۟
Kendilerinden önce gelip geçmiş ve bugün meskenleri arasında dolaşıp durdukları onca zâlim nesilleri helâk etmiş olmamız, onların akıllarının başlarına gelmesine yetmiyor mu? Şüphesiz bunda, akıl sahipleri için pek çok dersler ve ibretler vardır.
10-) CANLILARIN EN ŞERLİSİ İLAHİ GERÇEKLERİ DÜŞÜNÜP ANLAMAYANLAR SAĞIR VE DİLSİZ OLMADIĞI HALDE GERÇEKLERE SAĞIR VE DİLSİZ OLANLARDIR
Enfâl / 22. Ayet
اِنَّ شَرَّ الدَّوَٓابِّ عِنْدَ اللّٰهِ الصُّمُّ الْبُكْمُ الَّذ۪ينَ لَا يَعْقِلُونَ
Şüphesiz ki, Allah katında canlıların en şerlisi, ilâhî gerçekleri düşünüp anlamayan o sağırlar ve dilsizlerdir.
11-) DAĞLARI SABİT SANIRSIN HALBUKİ DAĞLAR BULUTLAR GİBİ HAREKET EDERLER
Neml / 88. Ayet
وَتَرَى الْجِبَالَ تَحْسَبُهَا جَامِدَةً وَهِيَ تَمُرُّ مَرَّ السَّحَابِۜ صُنْعَ اللّٰهِ الَّذ۪ٓي اَتْقَنَ كُلَّ شَيْءٍۜ اِنَّهُ خَب۪يرٌ بِمَا تَفْعَلُونَ
Dağları görür, onları hareketsiz, yerlerinde donmuş sanırsın. Halbuki onlar, bulutların yürümesi gibi geçer giderler. Bu, her şeyi sağlam ve mükemmel yapan Allah’ın sanatıdır. Şüphesiz O, yaptığınız her şeyi en iyi bilendir
12-) .SEBZE,KABAK,SARIMSAK,MERCİMEK,SOĞANIN KURANDA ADI GEÇEN SEBZELERDİR
Bakara / 61. Ayet
وَاِذْ قُلْتُمْ يَا مُوسٰى لَنْ نَصْبِرَ عَلٰى طَعَامٍ وَاحِدٍ فَادْعُ لَنَا رَبَّكَ يُخْرِجْ لَنَا مِمَّا تُنْبِتُ الْاَرْضُ مِنْ بَقْلِهَا وَقِثَّٓائِهَا وَفُومِهَا وَعَدَسِهَا وَبَصَلِهَاۜ قَالَ اَتَسْتَبْدِلُونَ الَّذ۪ي هُوَ اَدْنٰى بِالَّذ۪ي هُوَ خَيْرٌۜ اِهْبِطُوا مِصْرًا فَاِنَّ لَكُمْ مَا سَاَلْتُمْۜ وَضُرِبَتْ عَلَيْهِمُ الذِّلَّةُ وَالْمَسْكَنَةُ وَبَٓاؤُ۫ بِغَضَبٍ مِنَ اللّٰهِۜ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ كَانُوا يَكْفُرُونَ بِاٰيَاتِ اللّٰهِ وَيَقْتُلُونَ النَّبِيّ۪نَ بِغَيْرِ الْحَقِّۜ ذٰلِكَ بِمَا عَصَوْا وَكَانُوا يَعْتَدُونَ۟
Bir zamanlar siz de: “Ey Mûsâ! Tek çeşit yemeğe artık dayanamayacağız. Bizim için Rabbine dua et de bize yerin bitirdiği şeylerden; sebze, kabak, sarımsak, mercimek ve soğan çıkarsın!” demiştiniz. Mûsâ ise: “Ne o! Yoksa siz değerli olan bir nimeti âdî şeylerle değiştirmek mi istiyorsunuz? Bir şehre inin, istediğiniz şeyler orda vardır” demişti. Böylece onların üzerine alçaklık ve aşağılık damgası vuruldu ve Allah’ın gazabına uğradılar. Çünkü onlar, Allah’ın âyetlerini inkâr ediyor ve peygamberleri haksız yere öldürüyorlardı. Bütün bunlar, onların Allah’a isyan etmeleri ve haddi aşmaları yüzünden oldu.
13-) ANLAŞMAYI BOZAN KAFİRERLE SAVAŞIN
Tevbe / 12. Ayet
وَاِنْ نَكَثُٓوا اَيْمَانَهُمْ مِنْ بَعْدِ عَهْدِهِمْ وَطَعَنُوا ف۪ي د۪ينِكُمْ فَقَاتِلُٓوا اَئِمَّةَ الْكُفْرِۙ اِنَّهُمْ لَٓا اَيْمَانَ لَهُمْ لَعَلَّهُمْ يَنْتَهُونَ
Sizinle anlaşma yaptıktan sonra yeminlerini bozar ve dîninize dil uzatmaya kalkışırlarsa, o zaman küfrün elebaşlarıyla sonuna kadar savaşın. Çünkü onların yaptıkları anlaşmaların, ettikleri yeminlerin hiçbir inandırıcılığı kalmamıştır. Belki böylece azgınlıklarından vazgeçerler.
14-) MÜSLÜMANLAR SAVAŞTA ÜSTÜN DURUMDAYKEN BARIŞ TEKLİFİ YAPMAMALIDIR
Muhammed / 35. Ayet
فَلَا تَهِنُوا وَتَدْعُٓوا اِلَى السَّلْمِۗ وَاَنْتُمُ الْاَعْلَوْنَۗ وَاللّٰهُ مَعَكُمْ وَلَنْ يَتِرَكُمْ اَعْمَالَكُمْ
Siz üstün durumda iken gevşeklik gösterip de barış çağrısı yapmayın! Allah sizinle beraberdir; yaptıklarınızı karşılıksız bırakmayacak ve onların karşılığında asla eksik ödemede bulunmayacaktır.
15-) MÜSLÜMANLAR KAFİRLERDEN DAHA ÜSTÜN SİLAHLAR ÜRETEREK KAFİRLERİ KORKUTMALIDIR
Enfâl / 60. Ayet
وَاَعِدُّوا لَهُمْ مَا اسْتَطَعْتُمْ مِنْ قُوَّةٍ وَمِنْ رِبَاطِ الْخَيْلِ تُرْهِبُونَ بِه۪ عَدُوَّ اللّٰهِ وَعَدُوَّكُمْ وَاٰخَر۪ينَ مِنْ دُونِهِمْۚ لَا تَعْلَمُونَهُمْۚ اَللّٰهُ يَعْلَمُهُمْۜ وَمَا تُنْفِقُوا مِنْ شَيْءٍ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ يُوَفَّ اِلَيْكُمْ وَاَنْتُمْ لَا تُظْلَمُونَ
Ey mü’minler! Düşmanlarınıza karşı bütün imkânlarınızı seferber ederek kuvvet hazırlayın ve beslenmiş, eğitilmiş savaş atları yetiştirin. Böylece, Allah’ın düşmanlarını, sizin düşmanlarınızı ve bunların dışında sizin bilmediğiniz fakat Allah’ın bildiği diğer düşmanları korkutun. Allah yolunda ne harcarsanız karşılığı size tastamam ödenir ve hiçbir haksızlığa uğramazsınız.
16-) MÜSLÜMANLAR SAVAŞIRKEN MELEKLER YARDIM EDER
Enfâl / 10. Ayet
وَمَا جَعَلَهُ اللّٰهُ اِلَّا بُشْرٰى وَلِتَطْمَئِنَّ بِه۪ قُلُوبُكُمْۚ وَمَا النَّصْرُ اِلَّا مِنْ عِنْدِ اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ۟
Allah, sadece kazanacağınız zafere bir müjde olsun ve o sayede bütün endişeleriniz silinip kalpleriniz huzura ersin diye sizi meleklerle destekledi. Yoksa yardım ve zafer ancak Allah tarafındandır. Şüphesiz ki Allah, kudreti dâimâ üstün gelen, her işi ve hükmü sağlam ve hikmetli olandır.
17-) KAFİRLER KAHIRLARINDAN ÇATLASALARDA PATLASALARDA HAK GALİP GELECEK BATIL ORTADAN KALDIRILACAKTIR
Enfâl / 8. Ayet
لِيُحِقَّ الْحَقَّ وَيُبْطِلَ الْبَاطِلَ وَلَوْ كَرِهَ الْمُجْرِمُونَۚ
Allah, inkârcı suçlular kahrından çatlasalar da hakkı gerçekleştirip üstün kılmak ve bâtılı ortadan kaldırmak için böyle yapıyordu.
18-) TERÖRİSTİN CEZASI YA ÖLDÜRMEK YA ASILMAK YA KOL VE AYAKLARINI ÇAPRAZ KESMEK YADA SÜRGÜN ETMEKTİR
Mâide / 33. Ayet
اِنَّمَا جَزٰٓؤُا الَّذ۪ينَ يُحَارِبُونَ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ وَيَسْعَوْنَ فِي الْاَرْضِ فَسَادًا اَنْ يُقَتَّلُٓوا اَوْ يُصَلَّبُٓوا اَوْ تُقَطَّعَ اَيْد۪يهِمْ وَاَرْجُلُهُمْ مِنْ خِلَافٍ اَوْ يُنْفَوْا مِنَ الْاَرْضِۜ ذٰلِكَ لَهُمْ خِزْيٌ فِي الدُّنْيَا وَلَهُمْ فِي الْاٰخِرَةِ عَذَابٌ عَظ۪يمٌۙ
Allah ve Rasûlü’ne karşı savaş açanların ve silahlı eylemlerle yeryüzünde fitne fesat çıkarmaya çalışanların cezası, ya öldürülmek veya asılmak yahut el ve ayaklarının çapraz kesilmesi ya da bulundukları yerden sürgün edilmektir. Dünyada onların cezası böyle bir rezilliktir; âhirette de onlar için pek büyük bir azap vardır.
19-) MÜSLÜMAN 20 ASKER 200 KAFİRİ 100 MÜSLÜMAN ASKER 1000 KAFİRİ YENER
Enfâl / 65. Ayet
يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ حَرِّضِ الْمُؤْمِن۪ينَ عَلَى الْقِتَالِۜ اِنْ يَكُنْ مِنْكُمْ عِشْرُونَ صَابِرُونَ يَغْلِبُوا مِائَتَيْنِۚ وَاِنْ يَكُنْ مِنْكُمْ مِائَةٌ يَغْلِبُٓوا اَلْفًا مِنَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِاَنَّهُمْ قَوْمٌ لَا يَفْقَهُونَ
Ey Peygamber! Mü’minleri savaşa hazırlayıp teşvik et. Eğer sizden gerçekten sabırlı yirmi kişi olursa, onlardan iki yüz kişiye gâlip gelir. Eğer sizden aynı şekilde yüz kişi olursa kâfirlerden bin kişiye gâlip gelir. Çünkü onlar, ne için savaştığını düşünmeyen beyinsiz bir gürûhtur.
20-) SAVAŞTA MÜSLÜMAN ASKERLERE ALLAH İÇ HUZUR VE GÜVEN VERİR AYRICA GÖRÜNMEYEN ORDULAR GÖNDERİR
Tevbe / 26. Ayet
ثُمَّ اَنْزَلَ اللّٰهُ سَك۪ينَتَهُ عَلٰى رَسُولِه۪ وَعَلَى الْمُؤْمِن۪ينَ وَاَنْزَلَ جُنُودًا لَمْ تَرَوْهَا وَعَذَّبَ الَّذ۪ينَ كَفَرُواۜ وَذٰلِكَ جَزَٓاءُ الْكَافِر۪ينَ
Sonra Allah, Rasûlü’nün ve mü’minlerin üzerine iç huzuru ve güven duygusu veren rahmetini indirdi, ayrıca göremediğiniz ordular gönderdi ve o inkârcıları ağır bir yenilgiye uğrattı. Kâfirlerin cezası işte budur!
21-)SAVAŞTA MÜSÜMANLARA ALLAH(CC) RÜZGAR VE MELEKLERLE YARDIM EDER
Ahzâb / 25. Ayet
وَرَدَّ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِغَيْظِهِمْ لَمْ يَنَالُوا خَيْرًاۜ وَكَفَى اللّٰهُ الْمُؤْمِن۪ينَ الْقِتَالَۜ وَكَانَ اللّٰهُ قَوِيًّا عَز۪يزًاۚ
Allah, inkâr edenleri tüm kin ve öfkeleriyle birlikte geri çevirdi; arzu ettikleri hiçbir iyiliğe nâil olamadılar. Allah, rüzgâr ve melekleri yardıma göndererek savaş hususunda mü’minlere yetti. Onların savaşmasına gerek kalmadı. Çünkü O, çok kuvvetlidir, mağlup edilemez bir kudrete sahiptir.
22-) KÖTÜLÜĞE İYİLİKLE KARŞILIK VERMEK DÜŞMANI DOST EDER
Fussilet / 34. Ayet
وَلَا تَسْتَوِي الْحَسَنَةُ وَلَا السَّيِّئَةُۜ اِدْفَعْ بِالَّت۪ي هِيَ اَحْسَنُ فَاِذَا الَّذ۪ي بَيْنَكَ وَبَيْنَهُ عَدَاوَةٌ كَاَنَّهُ وَلِيٌّ حَم۪يمٌ
İyilikle kötülük bir olmaz. Sen kötülüğü en güzel karşılıkla savmaya bak. O zaman göreceksin ki, aranızda düşmanlık bulunan kişi sanki candan, sımsıcak bir dost oluvermiştir.
23-) VERİLEN SELAMI DAHA İYİSİ İLE CEVAPLAMALIDIR
Nisâ / 86. Ayet
وَاِذَا حُيّ۪يتُمْ بِتَحِيَّةٍ فَحَيُّوا بِاَحْسَنَ مِنْهَٓا اَوْ رُدُّوهَاۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ حَس۪يبًا
Size bir selâm verildiğinde, onu daha güzeliyle, hiç değilse aynısıyla alın. Unutmayın ki Allah, her şeyin hesabını tutmaktadır.
24-) BAŞKASININ EVİNE İZİN ALMADAN VE SELAM VERİLMEDEN GİRİLMEZ
Nûr / 27. Ayet
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَدْخُلُوا بُيُوتًا غَيْرَ بُيُوتِكُمْ حَتّٰى تَسْتَأْنِسُوا وَتُسَلِّمُوا عَلٰٓى اَهْلِهَاۜ ذٰلِكُمْ خَيْرٌ لَكُمْ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ
Ey iman edenler! Başkalarına ait evlere, sakinlerinin iznini almadan ve onlara selâm vermeden girmeyin. Böyle yapmanız, hakkınızda en hayırlı ve münasip olandır. Umulur ki düşünür, hikmetini anlar ve buna göre davranırsınız.
25-) ERGENLİK ÇAĞINDAKİ GENÇLER ANA BABASININ ODASINA İZİN ALMADAN GİRMEMELİDİR
Nûr / 59. Ayet
وَاِذَا بَلَغَ الْاَطْفَالُ مِنْكُمُ الْحُلُمَ فَلْيَسْتَأْذِنُوا كَمَا اسْتَأْذَنَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۜ كَذٰلِكَ يُبَيِّنُ اللّٰهُ لَكُمْ اٰيَاتِه۪ۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌ
Çocuklarınız ergenlik çağına girdiklerinde, onlar da kendilerinden önceki büyüklerinin yaptığı gibi sizden izin istesinler. Allah size âyetlerini işte böyle açıklamaktadır. Allah herşeyi hakkiyle bilen, her hükmü ve işi hikmetli ve sağlam olandır.
26-) ARKADAN ÇEKİŞTİRENLER, EL KOL HAREKETİ YAPANLAR, ALAY EDENLERİN VAY HALİNE ATEŞ BİR DAHA ASLA ÇIMAYACAKLARI HALDE ÜZERİNE KAPATILIP KİTLENECEKTİR
Hümeze / 1. Ayet
وَيْلٌ لِكُلِّ هُمَزَةٍ لُمَزَةٍۙ
İnsanları arkadan çekiştirmeyi, yüzlerine karşı da el, kaş, göz işaretleriyle alay etmeyi âdet hâline getiren her bir kişinin vay hâline!
Hümeze / 8. Ayet
اِنَّهَا عَلَيْهِمْ مُؤْصَدَةٌۙ
Bu ateş, bir daha asla çıkamayacakları halde onların üzerine kapatılıp kilitlenecek,
27-) MAL VE ÇOCUK İMTİHANDIR ALLAHI MAL VE EVLATTAN FAZLA SEVENLERE ALLAH KATINDA BÜYÜK MÜKAFATLAR VARDIR
Teğabün / 15. Ayet
اِنَّمَٓا اَمْوَالُكُمْ وَاَوْلَادُكُمْ فِتْنَةٌۜ وَاللّٰهُ عِنْدَهُٓ اَجْرٌ عَظ۪يمٌ
Mallarınız ve çocuklarınız birer imtihan vesilesidir. Allah’ın sevgi ve taatini mal ve evlat sevgisine tercih edenleri Allah katında büyük bir mükâfat beklemektedir.SALİH AMEL İŞLEYENLERE KARŞI 28-) ALLAH(CC) BAŞKA MÜSLÜMANLARIN KALBİNE SEVGİ KOYAR MÜSLÜMANLAR ONU SEVER
Meryem / 96. Ayet
اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ سَيَجْعَلُ لَهُمُ الرَّحْمٰنُ وُدًّا
İman edip sâlih ameller işleyenler için Rahmân, gönüllerde bir sevgi meydana getirecektir.
29-) MÜSLÜMAN KARI KOCA CENNETE BİRLİKTE GİRECEKTİR
Zuhruf / 70. Ayet
اُدْخُلُوا الْجَنَّةَ اَنْتُمْ وَاَزْوَاجُكُمْ تُحْبَرُونَ
“Haydi siz ve eşleriniz muhteşem bir şekilde karşılanıp ağırlanmak üzere, sevinç ve saâdet içinde girin cennete!”
30-) SIĞIR KURANIN EN UZUN SURESİNE (BAKARA)ADINI VEREN MÜBAREK BİR HAYVANDIR
Bakara / 67. Ayet
وَاِذْ قَالَ مُوسٰى لِقَوْمِه۪ٓ اِنَّ اللّٰهَ يَأْمُرُكُمْ اَنْ تَذْبَحُوا بَقَرَةًۜ قَالُٓوا اَتَتَّخِذُنَا هُزُوًاۜ قَالَ اَعُوذُ بِاللّٰهِ اَنْ اَكُونَ مِنَ الْجَاهِل۪ينَ
Bir zamanlar Mûsâ kavmine: “Allah size bir inek kesmenizi emrediyor” demişti. Onlar: “Sen bizimle alay mı ediyorsun?” dediklerinde ise Mûsâ: “Câhillerden olmaktan Allah’a sığınırım” demişti.
31-) CENNET BEDAVA DEĞİL PEYGAMBERLERİN VE ÖNCEKİ ÜMMETLERİN ÇEKTİĞİ SIKINTILARI ÇEKMEDEN CENNETE GİRİLMEZ
Bakara / 214. Ayet
اَمْ حَسِبْتُمْ اَنْ تَدْخُلُوا الْجَنَّةَ وَلَمَّا يَأْتِكُمْ مَثَلُ الَّذ۪ينَ خَلَوْا مِنْ قَبْلِكُمْۜ مَسَّتْهُمُ الْبَأْسَٓاءُ وَالضَّرَّٓاءُ وَزُلْزِلُوا حَتّٰى يَقُولَ الرَّسُولُ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مَعَهُ مَتٰى نَصْرُ اللّٰهِۜ اَلَٓا اِنَّ نَصْرَ اللّٰهِ قَر۪يبٌ
Yoksa ey mü’minler! Sizden önceki mü’minlerin başına gelenler sizin de başınıza gelmeden, onların yaşadıkları sıkıntıları çekmeden cennete girebileceğinizi mi sandınız? Onlara öyle ezici fakirlikler, öyle kımıldatmayan sıkıntılar dokundu ve öylesine sarsıldılar ki, sonunda peygamber ve yanındaki mü’minler: “Allah’ın yardımı ne zaman?” diyecek hale geldiler. Şunu bilin ki, Allah’ın yardımı pek yakındır.
32-) ALLAH(CC) İÇİMİZDE GİZLEDİĞİMİZİ DE FISILDAŞTIĞIMIZI DA BİLİR AYRICA MELEKLER GİZLİ AÇIK HER KONUŞMAYI YAZARLAR
Zuhruf / 80. Ayet
اَمْ يَحْسَبُونَ اَنَّا لَا نَسْمَعُ سِرَّهُمْ وَنَجْوٰيهُمْۜ بَلٰى وَرُسُلُنَا لَدَيْهِمْ يَكْتُبُونَ
Yoksa onlar, içlerinde gizlediklerini ve aralarında fısıldaştıklarını bizim duymadığımızı mı sanıyorlar? Elbette duyuyoruz! Ayrıca yanlarında bulunan elçilerimiz, onların gizli açık tüm konuştuklarını yazıyor.
33-) DÜĞÜMLERE ÜFLEYENLERİN ŞERRİNDEN ALLAHA SIĞININ
Felâk / 1. Ayet
قُلْ اَعُوذُ بِرَبِّ الْفَلَقِۙ
De ki: “Sığınırım sabahın Rabbine”;
Felâk / 4. Ayet
وَمِنْ شَرِّ النَّفَّاثَاتِ فِي الْعُقَدِۙ
“Düğümlere üfleyen büyücü kadınların şerrinden”,
34-) ALLAHTAN BAŞKA HİÇKİMSE SİNEĞİ YARATAMADIĞI GİBİ SİNEĞİN KAPTIĞINIDA GERİ ALAMAZ
Hac / 73. Ayet
يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ ضُرِبَ مَثَلٌ فَاسْتَمِعُوا لَهُۜ اِنَّ الَّذ۪ينَ تَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ لَنْ يَخْلُقُوا ذُبَابًا وَلَوِ اجْتَمَعُوا لَهُۜ وَاِنْ يَسْلُبْهُمُ الذُّبَابُ شَيْـًٔا لَا يَسْتَنْقِذُوهُ مِنْهُۜ ضَعُفَ الطَّالِبُ وَالْمَطْلُوبُ
Ey insanlar! Size bir örnek veriliyor; şimdi onu iyi dinleyin: Allah’tan başka ilâh yerine koyup taptığınız putlar, bütün imkânlarını toplayıp bir araya gelseler de, tek bir sinek bile yaratamazlar. Hatta sinek onlardan bir şey kapıp götürse, onu dahi kurtarıp geri alamazlar. İsteyen de âciz, kendisinden bir şey istenilen de!
35-) BİLMİYORSANIZ BİLENLERE SORUN
Enbiyâ / 7. Ayet
وَمَٓا اَرْسَلْنَا قَبْلَكَ اِلَّا رِجَالًا نُوح۪ٓي اِلَيْهِمْ فَسْـَٔلُٓوا اَهْلَ الذِّكْرِ اِنْ كُنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ
Rasûlüm! Senden önce gönderdiğimiz peygamberler de, kendilerine vahyettiğimiz bir kısım adamlardan başkası değildi. Bilmiyorsanız, bilenlere sorun!
36-) HAKİKİ MÜMİNLER DEDELERİ VE TORUNLARI İLE SÜLALECE ADN CENNETİNE GİRECEKLERDİR
Ra'd / 23. Ayet
جَنَّاتُ عَدْنٍ يَدْخُلُونَهَا وَمَنْ صَلَحَ مِنْ اٰبَٓائِهِمْ وَاَزْوَاجِهِمْ وَذُرِّيَّاتِهِمْ وَالْمَلٰٓئِكَةُ يَدْخُلُونَ عَلَيْهِمْ مِنْ كُلِّ بَابٍۚ
Bu güzel hayat, onların babalarından, eşlerinden ve zürriyetlerinden iyi olanlarla beraber girecekleri Adn cennetleridir. Melekler de her kapıdan yanlarına varıp onlara şöyle derler:
37-) YETİMİN MALINA YAKLAŞMAYIN VERDİĞİNİZ SÖZÜ YERİNE GETİRİN
İsrâ / 34. Ayet
وَلَا تَقْرَبُوا مَالَ الْيَت۪يمِ اِلَّا بِالَّت۪ي هِيَ اَحْسَنُ حَتّٰى يَبْلُغَ اَشُدَّهُۖ وَاَوْفُوا بِالْعَهْدِۚ اِنَّ الْعَهْدَ كَانَ مَسْؤُ۫لًا
Yetimin malına yaklaşmayın. Ancak bülûğ çağına erinceye kadar koruma ve geliştirme niyetiyle ona en güzel şekilde yaklaşabilirsiniz. Verdiğiniz sözü de yerine getirin; çünkü herkes verdiği sözden mutlaka sorguya çekilecektir.
38-) İFFETLİ BİR KADINA İTİRA EDİP 4 ŞAHİT GETİRMEYENİN CEZASI 80 DEĞNEKTİR
Nûr / 4. Ayet
وَالَّذ۪ينَ يَرْمُونَ الْمُحْصَنَاتِ ثُمَّ لَمْ يَأْتُوا بِاَرْبَعَةِ شُهَدَٓاءَ فَاجْلِدُوهُمْ ثَمَان۪ينَ جَلْدَةً وَلَا تَقْبَلُوا لَهُمْ شَهَادَةً اَبَدًاۚ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَۙ
İffetli kadınlara zinâ suçu isnat edip de sonra dört şâhit getiremeyenlere seksen değnek vurun. Böylelerinin şâhitliğini ebediyen kabul etmeyin. Çünkü onlar fâsıkların tâ kendileridir.
39-) DENİZDEKİ TATLI SU VE TUZLU SUYU BİRBİRİNE KARIŞMAMASI İÇİN ARALARINA SET KOYAN ALLAHTIR
Furkan / 53. Ayet
وَهُوَ الَّذ۪ي مَرَجَ الْبَحْرَيْنِ هٰذَا عَذْبٌ فُرَاتٌ وَهٰذَا مِلْحٌ اُجَاجٌۚ وَجَعَلَ بَيْنَهُمَا بَرْزَخًا وَحِجْرًا مَحْجُورًا
İki denizi birbirine doğru salıveren de Allah’tır. İşte şu susuzluğu giderici tatlı bir su, diğeri de tuzlu ve acı bir sudur. Fakat birbirlerine karışmamaları için aralarına bir engel, aşılmaz bir sınır koymuştur.
40-) FIRTINA VE RÜZGAR SÜLEYMAN(AS)IN EMRİNE VERİLMİŞTİR
Enbiyâ / 81. Ayet
وَلِسُلَيْمٰنَ الرّ۪يحَ عَاصِفَةً تَجْر۪ي بِاَمْرِه۪ٓ اِلَى الْاَرْضِ الَّت۪ي بَارَكْنَا ف۪يهَاۜ وَكُنَّا بِكُلِّ شَيْءٍ عَالِم۪ينَ
Süleyman’ın emrine de fırtına şeklinde esen rüzgârı boyun eğdirdik. Onun isteğine göre, insanlar için feyiz ve bereketlerle donattığımız topraklara doğru akıp giderdi. Her şeyin gerçek mâhiyetini biz bilmekteyiz.
41-) ŞEYTANLAR VE CİNLER SÜLEYMAN(AS) İÇİN DENİZDEN KIYMETLİ MADENLER ÇIKARIYORDU
Enbiyâ / 82. Ayet
وَمِنَ الشَّيَاط۪ينِ مَنْ يَغُوصُونَ لَهُ وَيَعْمَلُونَ عَمَلًا دُونَ ذٰلِكَۚ وَكُنَّا لَهُمْ حَافِظ۪ينَۙ
Şeytanlar ve cinlerden bazıları da onun için dalgıçlık edip denizaltındaki cevherleri çıkarıyor ve daha başka işler de yapıyorlardı. Onları zaptedip gözetim altında tutan da bizdik.
42-) MALLARIN VE EŞYALARIN IŞIK HIZI İLE DÜNYANIN BİR UCUNDAN ÖTEKİ UCUNA GÖTÜRÜLEBİLECİĞİNİN İŞARETİNİ VEREN AYET
Neml / 40. Ayet
قَالَ الَّذ۪ي عِنْدَهُ عِلْمٌ مِنَ الْكِتَابِ اَنَا۬ اٰت۪يكَ بِه۪ قَبْلَ اَنْ يَرْتَدَّ اِلَيْكَ طَرْفُكَۜ فَلَمَّا رَاٰهُ مُسْتَقِرًّا عِنْدَهُ قَالَ هٰذَا مِنْ فَضْلِ رَبّ۪ي۠ لِيَبْلُوَن۪ٓي ءَاَشْكُرُ اَمْ اَكْفُرُۜ وَمَنْ شَكَرَ فَاِنَّمَا يَشْكُرُ لِنَفْسِه۪ۚ وَمَنْ كَفَرَ فَاِنَّ رَبّ۪ي غَنِيٌّ كَر۪يمٌ
Kitaptan husûsî bir bilgiye sahip kişi ise: “Ben onu sana daha gözünü kırpmadan getiririm” dedi. Süleyman tahtı yanı başında hazır görünce: “Bu, Rabbimin lutfundandır; nimetine karşı şükür mü yoksa nankörlük mü edeceğim diye beni sınıyor. Kim şükrederse kendi iyiliği için şükretmiş olur. Kim de nankörlük ederse şüphesiz Rabbim hiçbir şeye muhtaç değildir, lutuf ve keremi pek boldur.” RABBİM 43-) HEM BALIK YEMEMİZ HEM İNCİ VE MERCANI SÜS EŞYASI YAPMAMIZ HEMDE GEMİLERLE EŞYA VE İNSAN TAŞIMAMIZ İÇİN DENİZLERİ YARATTI ŞÜKREDİYOR MUYUZ?
Nahl / 14. Ayet
وَهُوَ الَّذ۪ي سَخَّرَ الْبَحْرَ لِتَأْكُلُوا مِنْهُ لَحْمًا طَرِيًّا وَتَسْتَخْرِجُوا مِنْهُ حِلْيَةً تَلْبَسُونَهَاۚ وَتَرَى الْفُلْكَ مَوَاخِرَ ف۪يهِ وَلِتَبْتَغُوا مِنْ فَضْلِه۪ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ
Taptâze et yemeniz ve inci, mercân gibi takınacağınız süs eşyaları çıkarmanız için denizi hizmetinize veren de O’dur. Sen, gemilerin denizde suları yara yara gittiğini görürsün. Bütün bunlar, Rabbinizin lutfundan nasibinizi aramanız ve verdiği nimetlere şükretmeniz içindir.
44-) SÜTTE DÜŞÜNENLER İÇİN BÜYÜK İBRETLER VARDIR
Nahl / 66. Ayet
وَاِنَّ لَكُمْ فِي الْاَنْعَامِ لَعِبْرَةًۜ نُسْق۪يكُمْ مِمَّا ف۪ي بُطُونِه۪ مِنْ بَيْنِ فَرْثٍ وَدَمٍ لَبَنًا خَالِصًا سَٓائِغًا لِلشَّارِب۪ينَ
Gerçek şu ki, sağmal hayvanlarda da sizin için büyük bir ibret bulunmaktadır. Nitekim, onların karınlarında fışkı ile kan arasından çıkardığımız, içenlerin boğazından kolayca geçen, lekelerden arınmış temiz bir sütle sizi besliyoruz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)